Peel türkçesi Peel nedir
- Sıyrılmak (ağacın kabuğu veya insanın derisi veya boya vb).
- Hareketli bir araç veya uçak grubundan ayrılarak farklı yöne gitmek.
- Kabuğunu çıkarmak.
- Soymak.
- Kabuğunu soymak.
- Ayrılmak.
- (kabuğu veya derisi) soyulmak.
- Dökülmek (deri).
- Soyunmak.
- Derisi soyulmak (bronzlaşmadan vb).
- Pullanmak.
Peel ile ilgili cümleler
English: Can't you peel an orange?
Turkish: Bir portakalı soyamaz mısın?
English: Ali is too young to peel an apple.
Turkish: Ali bir elma soyamayacak kadar çok genç.
English: I can peel an apple.
Turkish: Bir elmayı soyabilirim.
English: I cannot peel potatoes. I don't have a knife.
Turkish: Patatesleri soyamam. Bıçağım yok.
English: I don't peel their fruits.
Turkish: Onların meyvelerini soymadım.
Peel ingilizcede ne demek, Peel nerede nasıl kullanılır?
Peel away : Kabuğunu yüzmek. Kabuğunu soymak. Kabuğunu çıkarmak. Bir kaplama filmi veya tabakayı sıyırarak veya kavlatarak yapışık olduğu yüzeyden ayırmak.
Peel off : Kabuğunu soymak. Parça parça soymak. Kabuğunu soymak (meyve vb). Kabuk soymak (meyve vb). Soymak. Soyulmak. Çırılçıplak bırakmak. Bıçakla sıyırmak. Dökülmek (deri). İnişe geçmek.
Peel strength : Kabuk dayancı. Soyulma dayanımı.
Orange peel effect : Portakal kabuğumsu görüntü. Pürüzlü yüzey.
Banana peel : Muz kabuğu.
Peelers : Polis (ingiliz ingilizcesi). Striptizci. Soyucu. Soyma bıçağı. Kabuk soyucu. Soyacak. Polis. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Soyma makinesi.
Peeling off : Soyulmak. İnişe geçmek. Kabuğunu soymak. Dökülmek (deri). Pullanma.
Peeling : Kabuk döküntüsü. Soyulma. Sıyırma. Kabuk soyma. Deri soyucu krem. Soyulmuş kabuk. Sebze kabuğu (soyulmuş). Deri soyma işlemi (kozmetik). Pullanma. Meyve kabuğu (soyulmuş).
Peeler : Aynasız. Soyma makinesi. Soyucu. Soyacak. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Polis. Kabuk soyucu. Polis (ingiliz ingilizcesi). Soyma bıçağı. Striptizci.
Orange peel : Camda pütürlü yüzey. Portakal kabuğu oluşumu. Portakal kabuğu (yüzey kusuru). Portakal kabuğu. İnce tabaka tarayıcı. Portakal kabuğumsu görüntü. Pürüzlü metal yüzeyi. Timsah derisi.
İngilizce Peel Türkçe anlamı, Peel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Skin : Ten. Çıkarmak. Kabuk. Kazıklamak. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur. Post. Sıyırıp çıkarmak. Cilt.
Disrobing : Soyunma. Ortaya çıkarma. Örtüsünü kaldırma. Soyma (giysi vb). Giysilerini çıkarma. Kapağını sökme. Kaplamasını kaldırma. Meydana çıkarma.
Be separated : Ayrı yaşamak. Ayrı olmak. Bölünmek.
Burglarizing : Ev soymak. Soy. Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek.
Break off : Münasebeti kesmek. Kopmak. Bitmek. İlişik kesmek. Kat etmek. Kopartmak. Bozmak (nişan vb.). Bitirmek. Kırılmak. Koparmak.
Excoriate : Suçlamak. Derisini sıyırmak. Şiddetle eleştirmek. Derisini yüzmek. Derisini soymak.
Burglarize : Soy. Hırsızlık yaparak çalmak. Hırsızlık etmek. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Ev soymak. Soymak (ev).
Absent oneself from : Katılmamak. Kendini çekmek. Başka yerde kalmak. Karışmamak. Geri çekilmek. Okuldan kaçmak. Uzak durmak. -den uzak durmak.
Burgles : Ev soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soymak (ev vb).
Peel synonyms : flay, discases, stripped, break away, undresses, peeling off, burglarizes, shell, peel away, be off, bares, break with, husks, burgling, apostatizes, burglarise, break up, chip, apostatize, apostatized, disrobed, discase, bow out of, burglarized, pare, unshell, husked, strips, abscond from, be through with, decorticate, undress, disrobe.
Peel zıt anlamlı kelimeler, Peel kelime anlamı
Dress : Giysi. Gece elbisesi giymek. Şekil vermek. Giydirip kuşatmak. Rendelemek. Kıyafet. Hizalanmak. Giymek. Pansuman yapmak (yaraya). Giyinmek.
Peel ingilizce tanımı, definition of Peel
Peel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To decorticate. A keep. As, the bark peels easily or readily. To come off, as the skin, bark, or rind does. To rob. To lose the skin, bark, or rind. A small tower, fort, or castle. As, the peel of an orange. To strip by drawing or tearing off the skin, bark, husks, etc. The skin or rind. To plunder. A spadelike implement, variously used, as for removing loaves of bread from a baker`s oven. As, to peel an orange. Also, a T-shaped implement used by printers and bookbinders for hanging wet sheets of paper on lines or poles to dry. Also, the blade of an oar. Often used with an adverb. To pillage. To flay. To strip off the skin, bark, or rind of.

Bu kısımda Peel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.