Peeped türkçesi Peeped nedir

  • Gözetlemek.
  • Röntgencilik yapmak.
  • Kaçamak bakmak.
  • Cik cik diye ses çıkarmak.
  • Röntgencilik etmek.
  • Dikiz etmek.
  • Dikizlemek.
  • Çıkmak.
  • Görünüvermek.
  • Gizlice bakmak.
  • Röntgenlemek.

Peeped ile ilgili cümleler

English: Ali peeped in the window and saw that Mary was still sleeping.
Turkish: Ali pencereden baktı ve Mary'nin hâlâ uyuduğunu gördü.

English: The boy peeped in at the window.
Turkish: Çocuk pencereden baktı.

English: Alice was beginning to get very tired of sitting by her sister on the bank, and of having nothing to do: once or twice she had peeped into the book her sister was reading, but it had no pictures or conversations in it, 'and what is the use of a book,' thought Alice 'without pictures or conversation?'
Turkish: Alice nehir kıyısında kız kardeşinin yanında oturmaktan sıkılmaya başlamıştı ve yapacak da bir şeyi olmadığından bir iki kez kız kardeşinin okuduğu kitaba çaktırmadan bakıverdi fakat kitapta resim ya da diyalog yoktu, Alice de "resimsiz ve diyalogsuz bir kitap ne işe yarar" diye kendi kendine düşündü.

Peeped ingilizcede ne demek, Peeped nerede nasıl kullanılır?

Peeper : Göz (argo sözcük). Dikizci. Röntgenci. Gözetleyici. Cam (argo sözcük). Ayna (argo sözcük).

Peepers : Cam (argo sözcük). Röntgenci. Göz (argo sözcük). Dikizci. Ayna (argo sözcük). Gözetleyici.

 

Peep at : Göz atmak. Göz gezdirmek. Gizlice bakmak.

Peep hole : Kontrol deliği. (özellikle tuvalet veya banyo vb) dikizleme deliği. (özellikle tuvalet veya banyo vb) dikiz deliği. Gözetleme deliği.

Peep of day : Gün ağarması. Şafak sökmesi.

Peepholes : Yavru pencere. Kapı dürbünü. Kimdiro penceresi. Gözetleme deliği.

Peep : Cik. Dikizlemek. Çıkmak. Röntgencilik yapmak. Gözetlemek. Gizlice bakmak. Kaçamak bakmak. Dikiz etmek. Ötme sesi. Görünüvermek.

Take a peep : Dikizlemek. (şöyle bir) bakmak.

Not to make a peep : Gık dememek. Gıkı çıkmamak.

Have a peep : Dikizlemek. (şöyle bir) bakmak.

İngilizce Peeped Türkçe anlamı, Peeped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Peeped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Peeks : Göz atıvermek.

Pries : Merakla bakmak. Gözetleme. Zorla elde etmek. Tecessüs. Koparmak. Kaldıraç. Zorla söyletmek. Burnunu sokmak.

Bump up : Artırmak. Yükseltmek. Fırlamak. Yükselmek. Artmak.

Broken through : Doğmak. Görünmek. Yarıp geçmek.

Focus attention on : Dikaktle bakmak. Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek. Aldırmak. Dikkat etmek.

Peeking : Röntgen. Gözetleme. Dikiz. Göz atıvermek. Dikizleme. Röntgencilik.

Peep : Ötme sesi. Cik.

Come of : Ortaya çıkmak. Sebeplenmek. -den gelmek.

Eye : Bakmak. İğne deliği. Görüş. Dişi kopça. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. Bakış. Kuşkuyla bakmak. Belirli insanların ya da hayvanların içindeki etkili, çarpıcı, hatta öldürücü olduğuna inanılan gücü ya da akımı dışa vurmasına aracı olan örgen. Halka.

 

Required : Gereken. Mukteza. Gerekli. Talep edilmiş. Gerek duyulan. İstenmiş. Lazım. Mecburi. İhtiyaç duyulmuş.

Peeped synonyms : have a peep, be on guard, come about, absent oneself, break out, espy, keep a tab on, espies, pointed, blows, eyeing, breaking out, pry, keep cave, ascended, keep tabs on, case the joint, cast a glance, take a peep, requisite, ascends, arise from, babysat, peeked, espying, pried, babysit, climbs, climbed, break through, peep out, peek, keep a weather eye open.

Peeped zıt anlamlı kelimeler, Peeped kelime anlamı

Unnecessary : Lüzumsuz. Gereksiz. Fuzuli. Faydasız. Abes. Gereğinden fazla.

Pointless : Anlamsız. Etkisiz. Boşuna. Maksatsız. Beyhude. Amaçsız. Yararsız. Uçsuz. Puansız. Boş.