Pendulate türkçesi Pendulate nedir

  • Tereddüt etmek.
  • Tereddüd etmek.
  • Kararsız olmak.
  • Sarkaç gibi sallanmak.

Pendulate ingilizcede ne demek, Pendulate nerede nasıl kullanılır?

Pendulation : Sallanma.

Mouvement pendulaire : Günlük uzerişim. Yörekentte yaşayanların, her gün, kent özeğindeki işyerine gidip dönmeleri, gerçekte göç sayılmayan sarkaçsal gidiş geliş, devinim.

Penduline titmouse : Çulhakuşu. Çulhakuşugiller.

Pendulous : Pendülöz. Asılı. Sallanan. Sarkık. Sarkan.

Pendulous udder : Memeleri asan bağların gevşek olması. böyle hayvanlarda, meme sağlığı risk altındadır. Sarkık meme.

Pendulum clock : Herhangi bir sarkaç düzeniyle çalışan saat. Sarkaçlı saat.

Pendulousness : Aşağıya doğru aslılı olma durumu. Sarkıklık.

Double pendulum : Çift sarkaç.

Conical pendulum : Konik sarkaç. Konik sarkaç.

Pendulums : Sarkaçlı. Rakkas. Pandül. Sarkaç. Saat sarkacı. Sürekli değişen şey.

İngilizce Pendulate Türkçe anlamı, Pendulate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pendulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiddle : Dalavere yapmak. Aylaklık etmek. Keman. Dalavere. Keman çalmak. Vaktini boşa harcamak. Ayrıntılarla ilgilenmek. Katakulli. Üzerinde oynama yapmak. Dolandırmak.

Back and fill : Rüzgara karşı volta vurmak.

 

Ripple : Şapırtı. Hafifçe dalgalanmak. Dalga dalga yayılma. Dalgalanmak. Dalgalandırmak. Keten tarağı. Dalgacık. Su sesi. Kırışıklık dalgası. Dalgalanma.

Steal : Hırsızlama yapmak. Süzülmek. Kelepir. Uğrulamak. Hırsızlık yapmak. Çaktırmadan yapmak. Tırtıklamak. Sessizce hareket etmek. Aşırmak. Gizlice hareket etmek.

Be of two minds : İki düşünce arasında tereddüt etmek. İki fikirli olmak.

Halt : Duruş. Topallamak. Durma. Sendelemek. Aksamak. Durdurmak. Kesmek.

Fluctuate : Dalgalanmak. Bocalamak. Değişmek. İnip çıkmak. Azalıp çoğalmak. Yükselip azalmak. Bir yükselip bir azalmak. Düzensiz hareket etmek. Yükselip alçalmak.

Be undecided : Tereddütte olmak. Kararsız kalmak.

Riffle : Ayırma ızgarası. Kum engel. Mü birikintisi. Aceleyle çevirmek (sayfa). Çabuk çabuk çevirmek (sayfa). Orkoz. İskambil kağıtlarını karmak. Altın ayırma ızgarası. Sayfaları acele ile çevirmek. Izgara.

Hesitates : Duraksamak. Teklemek. Çekinmek.

Pendulate synonyms : malversate, dithers, balked at, blow hot and cold, oscillate, defalcate, demur, cockle, be uncertain, falter, flux, oscillates, be vague about something, ruffle, demurring, doubts, embezzle, be hazy about, doubted, demurred, hesitated, fluctuated, flow, balk at, fold up, misappropriate, hesitate, faltered, halts, turn up, falters, dithered, demurs.

Pendulate zıt anlamlı kelimeler, Pendulate kelime anlamı

Unfold : (katlanmış bir seyi) açmak. Sermek. Gelişmek (öykü). Açılmak. Gelişmek. Göz önüne serilmek. Açmak. Gözler önüne serilmek. Ortaya çıkarmak. Açıklamak.

Stay : Ertelemek. Sabitlemek. Erteleme. ...olarak kalmak. Bırakmamak. Durdurmak. Dayanmak. Kalmak. Beklemek. Durmak.

Pendulate ingilizce tanımı, definition of Pendulate

Pendulate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To swing as a pendulum.