Pençe nedir, Pençe ne demek
Pençe; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları

- El.
- Ayakkabının tabanındaki kösele.
- Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç.
"Pençe" ile ilgili cümle
- "Bu vicdan azabının demirden pençesi yüreğini sıkmaya başlıyordu." - Y. K. Karaosmanoğlu
- "Kuş beni görünce korktu, pençesinde yılanla havalandı." - M. Ş. Esendal
- "Bir yumruğunu gırtlağıma dayadı, bir pençesiyle kalbimi kavradı." - A. Gündüz
Yerel Türkçe anlamı:
Ağaçların, bitkilerin ince kökleri.
Olgunlaşmış çeltiklerin toplanıp bağlanmış bir tutamı, bağlam.
Gitar terimi olarak anlamı:
Hareketli köprüye sahip gitarlarda bulunan; üzerinde bulunan kancalar yardımıyla bir tarafından köprü yaylarını tutan, diğer taraftan ise gövdeye iki uzun vida ile tutturulmuş ve bu vidalar yoluyla köprü konumunun ayarlanmasına olanak sağlayan metal nesne.
Tarih'teki anlamı:
Sadrazamın, eyaletlerdeki vezirlerin, beylerbeyi ve sancakbeylerinin çıkardıkları resmî belgelere imza yerine koydukları im.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Sağım pençesi.
İngilizce'de Pençe ne demek? Pençe ingilizcesi nedir?:
spring claw hook, claw
Fransızca'da Pençe ne demek?:
griffe
Pençe kısaca anlamı, tanımı:
Pençe atmak : Yırtıcı hayvan ön ayaklarıyla saldırmak, vurmak. gücüne güvenerek bir şeyi elde etmeye çalışmak.
Pençe vurmak : Ayakkabıya pençe çekmek. pençelemek.
Pençesine düşmek : Yakalanmak.
Pençe pençe : Genişçe ve sık lekeler durumunda, yer yer kırmızı bir biçimde.
Beşpençe : Beşparmak.
Çakır pençe : Tuttuğunu koparan, giriştiği veya ele aldığı her işi başaran, becerikli (kimse).
Şirpençe : Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.
Aslanpençesi : Şirpençe. Gülgillerden, sarı, beyaz çiçekli bir yabani bitki (Alchemilla).
Kurtpençesi : Karabuğdaygillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, pembe çiçekleri salkım biçiminde, sap ve kökünde bol tanen bulunan çok yıllık otsu bir bitki (Polygonum bistorta).
Tavukpençesi : Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi.
Pençe pençeye gelmek : Kıyasıya, öldürürcesine dövüşmek.
Pençeleme : Pençelemek işi.
Pençelemek : Yırtıcı hayvan pençesiyle kapmak, yakalamak, pençe vurmak. Ayakkabıya pençe yapmak.
Pençeleşme : Pençeleşmek işi.
Pençeleşmek : Pençe pençeye gelmek, kavga etmek, dövüşmek. Çok uğraşmak, mücadele etmek.
Pençeletme : Pençeletmek işi.
Pençeletmek : Pençeleme işini yaptırmak.
Pençeli : Sataşkan. Pençe vurulmuş (ayakkabı). Pençesi olan. Güçlü.
Pençesiz : Pençesi olmayan.
El pençe : El pençe divan.
El pençe divan : Aşırı saygı göstererek.
El pençe divan durmak : Saygı gösterilen kimse karşısında el kavuşturmuş bir biçimde.
Ölümle pençeleşmek : Can çekişmek.
Yırtıcı : Tiz, yüksek (ses). İş bitiren, mahir. Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse). Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan).
Hayvan : Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Ayak : Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Basamak. Bacak. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Halk edebiyatında uyak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Vücudun belden aşağı bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Göl ayağı. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
Parmak : Bir işe karışmış olma ilgisi. Eni bu organ kadar olan. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç.
Tırnak : Tırnak işareti. Kanun çalmakta kullanılan mızrap. Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılmış olan dişlerin her biri. Gemi demirinin ucundaki yassı parça. Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. Kanca gibi araçların kıvrık yeri. İnsanda ve birçok omurgalı hayvanda parmak uçlarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski.
Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
Kösele : Bu deriden yapılan. Ayakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi.
El : İskambil oyunlarında oynama sırası. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Halk, ahali. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Sahiplik, mülkiyet. Oba, aşiret. İskambil oyunlarında her bir tur. Kez, defa.
Pençe demet : Süt sağım makinesinde, dört meme başına takılan sağım başlıkları va hortumlarıyla birlikte süt pençesini içine alan grup.
Pençe dutmak : Çarpışmak, pençeleşmek.
Pençe testi : İlaçların ağrı kesici etkilerini incelemek amacıyla, deney hayvanlarında ağrı meydana getirmek için sıçanların ayak tabanına (pençesine) karagenin enjekte edilmesi biçiminde yapılan bir deney.
Pençe tırnaklı kurbağa : Kuyruksuz iki yaşamlılar (Anura) takımının, petekli kurbağagiller (Pipidae) familyasından, tırnakları pençe biçiminde, Afrika'da yaşayan, yumurtaları büyük olduğu için gelişme biyolojisi ve gen araştırmalarında kullanılan bir tür. (zooloji)
Pençe-tırnaklı kurbağa : (Xenopus laevis,) Kurbağalar (Anura) takımının petekli-kurbağagiller (Pipidae) familyasından bir amfibyum türü. Parmaklarında pençe biçiminde tırnaklar taşır.Batı. ve Güney. Afrikada yaşar.
Pençek : Yırtık.
Pençek pençek : Parça parça, bölük bölük : Şimdi seni pençek pençek ederim.
Pençek toprak : Verimli toprak : Aldığım tarla pençek topraktır, adamı diksen tutar.
Pençel : Para, başlık. Pençel veriyolar, biz bu gızlardan almadın < Far. penç Yakalayıcı aygıt, yırtıcı yaratıklarda ayak parmakları ve tırnağı. Kıl pençellioğlan
Pençelenmek : Kök salmak, köklenmek.
Pençe ile ilgili Cümleler
- Jale'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.
- Bir pençesi bandajlı bir köpek gördüm.
- Köpeğimin adı Belysh. Bu yaz ona pençesini çıkarmasını öğrettim. Her sabah erkenden kalkıp onu besliyorum. Sonra yürüyüşe çıkarız. O beni diğer köpeklerden korur. Ben bisiklet sürmeye gittiğimde, o yanımda koşuyor. Onun bir arkadaşı var, adı Chernyshka. O onunla oynamaktan hoşlanıyor. Belysh çok kibar ve zeki bir köpek.
- Kedi, pençelerini geri çekti.
- Onun keskin pençeleri açılıp kapanmaya, açılıp kapanmaya başladı.
- Tom'un köpeği onun yeni halısı üzerinde çamurlu pençe izleri bıraktı.
- Ayakkabılarıma pençe vurulmalı.
Diğer dillerde Pençe anlamı nedir?
İngilizce'de Pençe ne demek? : [penny] n. coin of low value; British coin of low value; coin worth one cent (used in USA and Canada); fractional monetary unit of Ireland and the U.K.
n. penny
n. cinque
Fransızca'da Pençe : griffe [la], serres, patte [la], semelle [la]
Almanca'da Pençe : n. Fang, Griff, Klaue, Kralle, Pranke, Tatze
Rusça'da Pençe : n. пятерня (F), лапа (F), пята (F), подметка (F)

Bu kısımda Pençe nedir? Pençe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pençe tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pençe hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.