Percolated türkçesi Percolated nedir

Percolated ingilizcede ne demek, Percolated nerede nasıl kullanılır?

Percolate : Filtre etmek. Süzülme. Süzmek. Filtreden geçirmek. Sızmak. Sızdırmak. Süzülmek.

Percolates : Filtreden geçirmek. Süzmek. Sızdırmak. Süzülme. Filtre etmek. Sızmak. Süzülmek.

Percolating : Sızmak. Süzmek. Sızdırmak. Süzülmek. Süzme. Filtreden geçirmek.

Percolating water : Sızma su. Sızıntı suyu. Sızma suyu. Sızıntı.

Percolation : Suyun taş veya toprak içinde hidrostatik basınçla oluşan hareketi. suyun toprakta, belli bir kanal olmaksızın yeraltı su tabakasına doğru yaptığı hareket. Sızma. Dipteki gözenek ve çatlaklar yoluyla, suların yeraltına kaçma olayı. Süzülme. Perkolasyon. Süzme. Sızıntı. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Percolators : Süzgeç. Filtreli kahve makinesi. Perkolatör. Filtre. Süzücü. Süzgeçli kahve ibriği.

Hypercolesterolemia : Kanda aşırı kolesterol bulunması, kolesterolemi. Hiperkolesterolemi. Kanda aşırı kolesterol bulunması.

Percolator : Süzücü. Filtreli kahve makinesi. Filtre. Süzgeçli kahve ibriği. Süzgeç. Perkolatör.

İngilizce Percolated Türkçe anlamı, Percolated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Percolated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Escape : Kaçmak. Gözünden kaçmak. Vazgeçmek. Firar etmek. Kaçıp kurtulmak. Sıvışmak. Kaçış. Kaçak yapmak. Kurtulmak.

Creep away : Gizlice kaçmak. Gizlice sıvışmak.

Filtrating : Süzme. Süzülmüş sıvı. Filtreden geçirme.

Filters : Süzerek ayırmak. Filtre etmek. Süzgeçler.

Emanates : Yayılmak. Ortaya çıkmak. Sadır olmak. Zuhur olmak. Fışkırmak. Akmak. Doğmak. Oluşmak. Çıkmak.

Chisel : Keski. Yont. Yontmak. Kalemle oymak. Kalem. Kazıklamak. Dolandırmak. Heykeltıraş kalemi.

Contemplated : Niyet etmek. Üzerinde düşünülmüş. Tasarlamak. Dalmak. Düşünmek. Tasarlanmış. Seyretmek.

Bolts : Çekilmek (partiden). Fırlamak. Kaçmak. Çiğnemeden yutmak. Tülbentten geçirmek. Tüymek. Elemek. Tıkınmak. Cıvata dişleri.

Penetrate : İçyüzünü anlamak. Arasından geçmek. Nüfuz etmek. Delip geçmek. Girmek. Dalmak. İçine işlemek. İyice kavramak. Yarmak.

Distill : Damlamak. Özünü çıkarmak. İmbikten geçmek. Damla damla akıtmak. Taktir etmek. Bkz.distil. Biçimlenmek. Damıtmak. Özünü almak.

Percolated synonyms : escapes, creep, flow, percolates, emanating, contemplating, emanate, exudes, dribble down, crept, percolate, effusing, emulge, chiselling, effused, effuses, contemplates, perforate, effuse, permeate, decants, filtrated, chiseling, infiltrate, escaped, drag out, percolating, decant, floated, bolted, exuded, floats, drain.

Percolated zıt anlamlı kelimeler, Percolated kelime anlamı

Uncut : Kenarları açılmamış (sayfalar). Yontulmamış. Kesilmemiş. Kısaltılmamış. Biçilmemiş. (değerli taş) yontulmamış. (film vb) kısaltılmamış. Budanmamış. Ham (elmas). İşlenmemiş.

Deteriorate : Fenalaşmak. Kötüye gitmek. Alçalmak. Bozmak. Bozulmak. Durumu kötüye gitmek. Gerilemek. Kötüleştirmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Kötüleşmek.