Perdah nedir, Perdah ne demek

Perdah; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Budanmış asmadan yeni süren çubuklar.

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Heykel, Mimarlık) Maden, mermer ya da ağaç bir yüzeyi pürüzsüz hale getirme eylemi.

Almanca'da Perdah ne demek?:

politur

Perdah anlamı, kısaca tanımı:

Perdah çekmek : Sakalı bir daha ve kıl çıkışının ters yönünde olmak üzere tıraş etmek.

Perdah vurmak : Parlatmak.

Perdahçı : Bazı parlatıcı maddelerle cila yapan kimse. Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışan kimse.

Perdahçılık : Perdahçının işi.

Perdahlama : Perdahlamak işi.

Perdahlamak : Sövmek, küfretmek. Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak. Aprelemek.

Perdahlanma : Perdahlanmak işi.

Perdahlanmak : Parlatılmak.

Perdahlı : Parlatılmış, perdah edilmiş.

Perdahsız : Parlatılmamış, perdahı olmayan.

Parlatma : Parlatmak işi.

Parlaklık : Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki. Parlak olma durumu, revnak. İlgi ve dikkat çekici olma durumu.

Verme : Vermek işi.

Sakal : Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü.

 

Tıraş : Saç veya sakalı kesme işi, yülüme. Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme. Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma.

Çıkış : Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Çıkış belgesi. Mezuniyet, okul bitirme. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Çıkma işi. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Yokuş. Çıktı. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması.

Ters : Hayvan pisliği. Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. Kesici bir aletin kesmeyen yanı. Gerekli olan duruma karşıt, zıt. Bir şeyin aksi, karşıtı. Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert. Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz.

Perdah çekici : Bakır dövme çekici. (-Maraş)

Perdah rendesi : Tığının duruş açısı çift rendedekinden daha dik olan, tığı kapaklı, özel rende. Rendelerin içinde en temiz, en düzgün yüzey verenidir.

Perdahtlık : Süpürgecilerin ve saman yastığı dikenlerin kullandığı sicim.

Diğer dillerde Perdah anlamı nedir?

İngilizce'de Perdah ne demek? : adj. polishing

n. polish, gloss, sheen

Fransızca'da Perdah : apprêt [le]

Almanca'da Perdah : Firnis, Glanz, Politur, Schliff

Rusça'da Perdah : n. полировка (F), глянец (M), блеск (M)

adj. шлифовальный