Perming türkçesi Perming nedir

Perming ingilizcede ne demek, Perming nerede nasıl kullanılır?

Essence of peppermint : Naneruhu.

Hypermineralization : Hipermineralizasyon. Vücutta mineral elementlerin aşırı varlığı.

Peppermint : Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları ışınsal, taç yaprakları tek simetrili, fındıksı tip meyveleri olan, mentol kapsadığı için tıpta kullanılan, ülkemizde 7 türle temsil edilen, çok yıllık, otsu türleri olan bir cins. Naneşekeri. Naneli. Nane şekeri. Nane. Tıbbi nane. Naneruhu.

Peppermints : Tıbbi nane. Nane şekeri. Nane. Naneruhu. Naneli. Naneşekeri.

Spermin : Spermada bulunan antibakteriyel amin. Spermin.

Spermination : Yeni biçimlenmiş olan spermatozoonların sertoli destek hücrelerinden ayrılarak seminiferus tübüller boyunca dışarıya çıkarılmak üzere rete testise doğru sevk edilmesi. Spermiasyon.

Permians : Permiyen.

Spermine : Semende bulunan antibakteriyel amin. hücre çoğalması ve büyümesi için gerekli olan poliaminlerden biri. Hemen hemen tüm dokularda meydana çıkan şeffaf poliamin bileşim (ilk olarak insan sperminde bulunmuştur). Spermin.

Permission : Ruhsat. İzin. Mezuniyet. İcazet. Yetki. Destur. Müsaade. Uygun görme.

Permian : Paleozoik çağ'da permian dönemine ait (jeoloji). Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Birinci zamanın altıncı ve sonuncu dönemi ve bu dönemde çökeltilmiş katmanlar. Perm. 286 milyon yılından 250 milyon yılına kadar süren bir jeolojik devir. Permiyen.

 

İngilizce Perming Türkçe anlamı, Perming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consent : İzin. Rıza. Razı olmak. İzin vermek. Rıza göstermek. Razı gelmek. Muvafakat etmek. Rızası olmak. Kabul etmek. Onay.

Brook : Kaldırmak. Kabul etmek. Su. Katlanmak. Boyu, beslenme teknesi ve aşırı taşkın dışında taşıdığı su niceliği ile en küçük akarsu. Çay. Irmak. Çekmek. Dere.

Abide : Baki kalmak. Çekmek. Tab getirmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Durmak. Sadik kalmak. Uymak. Beklemek. Kurala uymak. Katlanmak.

Legitimise : Yetki vermek. Yasallaştırmak (ayrıca legitimize). Haklı çıkarmak. Yasal haline getirmek. Meşrutiyet vermek. Mazur göstermek. Onaylamak. Tanımak. Babası olduğunu onaylamak. Meşruluk kazandırmak.

Pass : Derbent. Devretmek. Dinmek. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Söylemek. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Onaylanmak. Dönüşmek. Açmak (kilit). Bildirmek.

Legitimatize : Haklı çıkarmak. Mazur göstermek. Babası olduğunu onaylamak. Yasal hale getirmek. Onaylamak. Tanımak.

Legalise : Meşru kılmak. Kanunlaştırmak. Onaylamak (ayrıca legalize). Yasallaştırmak. Meşrulaştırmak. Yasal veya meşru hale getirmek. Yasallık kazanmak. Yasal hale getirmek. Onaylamak. Hukukileştirmek.

 

Go for : Geçerli olmak. Bulmak. Çabalamak. Takdir etmek. Çıkmak. Sataşmak. Sevmek. Gayret etmek. Peşinden koşmak. Elde etmeye çalışmak.

Permanent : Yerleşik. Kalıcı. Devamlı. Asil. Sürekli. Baki. Sabit. Değişmez. Kalımlı.

Accept : Onaylamak. Hazmetmek. Normal karşılamak. Üstlenmek. Evet demek. Eyvallah demek. Razı olmak. Katlanmak. Anlamak. Almak.

Perming synonyms : allow in, impartation, tolerate, suffer, stomach, include, intromit, permanents, let in, digest, bear, impartment, legitimate, authorise, favour, transmission, perms, legitimatise, privilege, legitimize, support, allow, clear, conduction, grant, legalize, decriminalize, put up, stand, transmittal, admit, authorize, trust.

Perming zıt anlamlı kelimeler, Perming kelime anlamı

Refuse : Döküntü. Karşı koymak. Refüze etmek. Süprüntü. Kabul etmemek. Geri çevirmek. Artık. Ayak diremek. Cerh etmek. Atık.

Criminalise : Suçlu yaratmak. Yasaklamak. Suçlu muamelesi yapmak. Yasadışı olarak duyurmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Suçlu ilan etmek. İllegal ilan etmek. Mücrimleştirmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek.

Forbid : Engel olmak. Menetmek. Men etmek. Yasak etmek. Memnu kılmak. Haram etmek. Olanak vermemek. Yasaklamak.

Perming antonyms : outlaw, disallow, criminalize, reject, prevent.