Perspectives türkçesi Perspectives nedir
- Derinlik.
- Geniş bakış açısı.
- Perspektif.
- Görünüm.
- Derinlemesine inceleme yeteneği.
Perspectives ingilizcede ne demek, Perspectives nerede nasıl kullanılır?
Perspective plan : Bir bütün olarak ekonomide ya da çeşitli kesimlerde karşılaşılacak sorunların çözümünü gösteren ve yüksek gelir düzeyi, sosyal adalet, tam işlendirme, dış ödemelerde denge gibi genel nitelikteki makro hedefleri içeren onbeş yıl veya daha fazla süre için hazırlanan kalkınma planı. iktisadi karar birimlerinin uzun dönem hedeflerine ulaşmak için gerçekleştirdikleri plan. Perspektif plan. Uzun vadeli plan.
Perspective sketch : Görünge planı. Dekordaki duvarların, girişlerin, pencerelerin, eşyaların yerlerini gösteren, seyircinin görüşüne göre ölçekli olarak yapılan plan.
Perspective stage : İlk kez on altıncı yüzyılın başlarında italya'da bramante ile peruzzi'nin ortaya attığı ve serlio'nun geliştirdiği sahnenin görünümüne ilişkin uygulayım önerisi. sonraları bu bütün avrupa tiyatrosunu etkilemiş, barok çağda yetkinliğe erişmiştir. Görüngeli sahne.
Acoustic perspective : Ses derinliği. Akustik perspektif. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Algılanan bir sesin, algılayana göre uzaklığının oluşturduğu özellik. Ses perspektifi.
Aerial perspective : Havai perspektif. Havadan perspektif. Atmosferik perspektif.
Sound perspective : Ses derinliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Algılanan bir sesin, algılayana göre uzaklığının oluşturduğu özellik.
Perspectival : Perspektif ile ilgili. Perspektife dikkat ederek çizilmiş. Derinlik verilmiş.
Perspective : Derinlik. Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. Görünüm. Bakış açısı. Derinlemesine inceleme yeteneği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bakımlık. Geniş bakış açısı. Açı.
Cavalier perspective : Kavaliyer perspektif.
Keep it in perspective : Sağlıklı bakış açısıyla bakmak. Geniş bir açıdan bakmak.
İngilizce Perspectives Türkçe anlamı, Perspectives eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Perspectives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
World view : Hayat felsefesi. Dünya görüşü.
Forefront : Ön taraf. Bir yapının ya da üzerinde oturmakta olduğu yer bölümün yola bakan yüzü. Ön sıra. Önyüz. En öndeki yer. Ön saf. Ön plan.
Vista : Olaylar dizisi. Hayaller silsilesi. Bakış açısı. Özellikle ağaçlar arasından uzun ve dar manzara. Manzara. Uzak manzara. Dehliz. Vizyon.
Vanishing point : Birleşme noktası. Sıfır noktası. Ufuk noktası. Kaçış noktası.
Arriving : Yakında olacak olan. Vasıl. Gelme. Ulaşma. Geliş. Ulaşan. Gelen. Giriş.
Abysses : Dipsiz gibi görünen yer. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Boşluk. Uçurum. Abis. Tamu.
Miens : Eda. Hava. Görünüş. Çehre. Surat. Tavır. Yüz.
Futurism : Gelecekçilik. Fütürism. Yirminci yüzyıl başlarında italyan yazarı marinetti'nin sanatta açtığı bir çığır: "bugünün ve yarının yaşamındaki" izlenimleri kabul eden bir düşünceden doğan yazın çığırı. tiyatroda da etkisini göstermiştir. Futurizm. Fütürizm. 1909 yılında, italyan yazarı marinetti'nin le figaro gazetesinde yayımladığı bildirisi ile sanatta açtığı bir çığır; «bugünün ve yarının yaşamındaki izlenimleri» kabul eden bir düşünceden doğar. 1411'de ise marinetti ile birlikte on dokuz oyun yazarının yayınladığı bildiri ile bu çığır tiyatroya da girer. bu çığırın ilk tiyatro gösterisi ise 1913 yılında düzenlenmiştir. gelecekçi anlayışta gösteriler dağınık bir biçimde 1933'ün sonlarına dek sürmüştür. İtalyan ozanı marinetti ile arkadaşlarının önce şiir, sonra tiyatro ve sinema için ilkelerini ilk dünya savaşı arifesinde koydukları, savaş sırasında rus öncü sinemacılarının sinemaya uyguladıkları akım. dış dünyanın bütün verilerinden yararlanarak, sinemanın bütün olanaklarını kullanarak alabildiğine özgür, çarpıcı, devingen, çağrışımlara dayanan bir anlayışı yansıtır. gelecekçiliğin özü, marinetti ile arkadaşlarının "gelecekçi italya" dergisinde yayımlanan "gelecekçi sinema" bildirisinin şu son tümcesinde yer alır: "evreni keyfimizin istediği gibi parçalarına ayırıp bu parçaları yine keyfimizin dilediğince birleştirelim.". Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
Abyss : Dibi olmayan çukur. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dipsiz gibi görünen yer. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Boşluk. Hufre. Varta. Tamu. Cehennem.
Perspectives synonyms : visual aspect, picture plane, bird's eye view, linear perspective, reconditeness, light, abysm, paradigm, apparent horizon, landscape, profundities, reverb, skyline, appearance, view, vistas, scenographic, aspects, cutting edge, perspective, complexions, visible horizon, profundity, vanguard, deep, weltanschauung, intensiveness, outlooks, appearances, depths, outlook, distance, sight.

Bu kısımda Perspectives kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Perspectives ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Perspectives anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Perspectives ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.