Persuaders türkçesi Persuaders nedir

Persuaders ingilizcede ne demek, Persuaders nerede nasıl kullanılır?

Persuader : Tabanca. İnandırıcı kimse. Caydırıcı. İkna edici kimse. İkna edici. İkna edici tip.

Persuade : Razı etmek. Kandırmak. Kafalamak. İkna etmek. Laf anlatmak. Aklını çelmek. İnandırmak. Söz anlatmak.

Persuaded : İkna etmek. Razı etmek. İnandırmak. İkna edilmiş. Kandırmak. Aklını çelmek. İkna edilen.

Persuades : Razı etmek. İnandırmak. Kandırmak. Kafalamak. Söz anlatmak. Laf anlatmak. İkna etmek. Aklını çelmek.

Be persuaded that : İnanmak.

Unpersuaded : İkna olmamış. İkna edilmemiş. İkna olmayan.

Persuasions : Kandırma. İnanç. Tür. Akide. Razı etme. Kanaat. İtikat. İkna. İnandırma. Cins.

Persuasively : İkna edici şekilde.

Persuasion : Tür. Kandırma. Din. Razı etme. İkna kabiliyeti. Kanaat. Kanı. Cins. İkna etme. İtikat.

Persuasiveness : İnandırıcılık. İkna yeteneği. İkna edici olma. İkna edicilik. İkna edebilme gücü.

İngilizce Persuaders Türkçe anlamı, Persuaders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persuaders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cause : Yol açmak. Sebep. Sebeb. -e neden olmak. Sebebiyet vermek. Neden olmak. İlke. Doğurmak. Amaç. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul.

 

Paint gun : Pistole. Boya tabancası.

Pistoling : Revolver. Piştov. Püskürtme aygıtı. Atıcı.

Handgun : Tek elle tutulabilen ve ateş edilebilen silah. Genelde bir elle atılan silah.

Mind bender : Şaşırtıcı şey. Akıl çelen kimse. Hayal kurduran uyuşturucu. Hayal kurduran ilaç.

Carry : Taşıyıcılık yapmak. Büyülemek. İletmek. Üzerinde bulundurmak. Onaylamak. Nakletmek. Kabul edilmek. Ağırlığını çekmek. Bulundurmak. Kaldırmak.

Colts : Usturpa kırbac. Kamçı. Sıpa (argo terim). Toy. Acemi. Tay.

Act upon : Göre davranmak. Etki. -e göre hareket etmek. -e göre davranmak.

Convincing : İnandırıcı. Cerbezeli. İnandırma. İkna. Tatmin edici.

Cogent : İkna ve ilzam edici. Haklı. Kandırıcı. Kuvvetli. İnandırıcı. Telkin edici. Güçlü. Muhik.

Persuaders synonyms : talk into, win over, heater, convert, stimulate, work, brainwash, chat up, blarney, heaters, palaver, dissuasive, equalizer, trenchant, suasory, persuader, wheedle, induce, convince, bring around, deterrents, sway, compelling, gats, hustle, drag, sweet talk, deterrent, charm, forcible, coax, aversive, get.

Persuaders zıt anlamlı kelimeler, Persuaders kelime anlamı

Dissuade : Caydırmak. Çelmek. Vazgeçirmek. Kandırmak. Aklını çelmek. Fikrini çelmek. Vazgeçirtmek. Cesaret kırmak.

Talk out of : -den vazgeçirmek. -memeye ikna etmek. Yapmamaya ikna etmek.