Perva nedir, Perva ne demek

Perva; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Perva" ile ilgili cümleler

  • "Islanmışın yağmurdan pervası mı olur?" - R. Ilgaz

Perva anlamı, kısaca tanımı:

Pervane : Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. Bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan. Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet, uskur. Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek, kepenek.

Pervane balığı : Ay balığı.

Pervane kesilmek : Saygı duyduğu bir kişiye hizmet edebilmek için devamlı etrafında olmak, didinip durmak. dönüp durmak. her isteği yapmak için çevrede dört dönmek.

Pervane olmak : Birinin yanında onun hizmetine hazır olduğunu gerekli gereksiz göstermek.

Pervaneci : Selçuklu divanında bulunan, arazi defterlerine bakan görevli.

Pervaneli : Pervanesi olan.

Pervanesiz : Pervanesi olmayan.

Pervari : Siirt iline bağlı ilçelerden biri.

Pervasız : Çekinmeden, sakınmadan, korkmadan, biperva. Çekinmez, sakınmaz, korkusuz (kimse), biperva.

Pervasızca : Pervasız bir biçimde, çekinmeden, sakınmadan, pervasızcasına, bodoslama.

Pervasızlık : Sakınmama, korkusuzluk.

Pervaz : Uçuş. Cilt kapağının iç tarafına konulan deri parçası. Kapı, pencere vb. yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça. Giysilerin yaka, kol, etek vb. yerlerine veya kumaştan yapılmış diğer eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça.

 

Pervaz etmek : Uçmak.

Bodoslama pervanesi : Bodoslama çenesine takılan pervane.

Mum yanmayınca pervane dönmez : "güzel yoluna baş koyanların ortaya çıkması için güzelin görünmesi gerekir" anlamında kullanılan bir söz.

Çekinme : Çekinmek işi.

Sakınma : Sakınmak işi, içtinap. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem alma, ihtiyat. Boksörün korunmak için, ayaklarını oynatmadan eliyle, gövdesiyle sağa sola, öne arkaya yaptığı hareket.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara.

Pervane gibi dönmek : bir kimsenin yanından hiç ayrılmamak. İlgili cümle: "“Hanımefendinin etrafında pervane gibi dönüyor, isteyeceği şeyleri evvelden keşfetmek için gözünün içine bakıyordu.”" R. N. Güntekin.

 

Pervane sineği : ailesinden bir sinek

Pervaneli üfleç : Bir pervane yardımıyla havayı iten üfleç.

Pervasızcasına : Pervasızca.

Pervaz urmalu olmak : Uçmak istemek, uçmağa hazırlanmak, uçmak üzere bulunmak.

Perva ile ilgili Cümleler

  • Onlar pervasızdı.
  • Pervasız kız tehlikeyi aldırmadan ağaca tırmandı.
  • Bir kağıt havluyla pencere pervazını sildim.
  • Sevdiğimi kaybettim yıllar yılı pervane gibi gezdim durdum.
  • Sen pervasızsın.
  • Vantilatör pervanelerinin üzerinde bir ton toz var.
  • Ali pervasız.
  • Ali pencere pervazına oturdu.

Diğer dillerde Perva anlamı nedir?

İngilizce'de Perva ne demek? : 1. fear. 2. hesitation, reluctance. 3. heed, attention; concern.