Pesters türkçesi Pesters nedir

  • Kafa ütülemek.
  • Sıkmak.
  • Rahat vermemek.
  • Bela olmak.
  • Taciz etmek.
  • Musallat olmak.
  • Askıntı olmak.
  • Balta olmak.
  • Kancalamak.
  • Rahatsız etmek.
  • Alabanda olmak.
  • Asıntı olmak.

Pesters ingilizcede ne demek, Pesters nerede nasıl kullanılır?

Pester : Sıkmak. Kancalamak. Rahatsız etmek. Askıntı olmak. Musallat olmak. Balta olmak. Rahat vermemek. Alabanda olmak. Başının etini yemek. Bela olmak.

Pestered : Balta olmak. Askıntı olmak. Kafa ütülemek. Kancalamak. Sıkmak. Taciz etmek. Musallat olmak. Rahatsız etmek. Asıntı olmak. Bela olmak.

Pesterer : Asıntı. Askıntı.

Pesterers : Asıntı. Askıntı.

Pestering : Rahatsızlığa sebebiyet veren. Bela olmak. Rahatsızlığa sebebiyet verme. Rahatsız etme. Rahatsız eden. Musallat olmak. Rahatsız etmek.

Pipestem cirrhosis : .

Fowl pest : Veba (tavuk). Kanatlı vebası. Newcastle hastalığı.

Pseudo fowl pest : Yalancı tavuk vebası. Newcastle hastalığı.

Pipestem : .

Pipestems : .

İngilizce Pesters Türkçe anlamı, Pesters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pesters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occidental : Batı. Batılı. Garp. Batı ile ilgili. Batı'ya özgü. Karasal.

Annoys : Sinir bozmak. Canını sıkmak. Huzursuz etmek. Can sıkmak. Dalına basmak. İzaç etmek. Rahatını kaçırmak. Kızdırmak.

 

Annoy : Can sıkmak. İzaç etmek. Kızdırmak. Sinirini bozmak. Sinirlendirmek. Sinir etmek. Canını sıkmak. Huzursuz etmek. Rahatını kaçırmak.

Discommodes : Zahmet vermek. Rahatsızlık vermek.

Harass : Usandırmak. Çok yormak. Canına okumak. Eziyet vermek. Bezdirmek. Tacizde bulunmak.

Beleaguer : Etrafını sarmak. Kuşatmak. Kuşatma altına almak. Etrafını çevirmek. Muhasara etmek. Üstüne gelmek.

Bait : Dikkati çeken şey. Mola. Yem takmak. Cezbetme. Kandırmak. Eziyet etmek. Kandırma. Yapay olta yemi. Cezbetmek.

Vexed : Sinirli. Üzgün. Çok tartışılmış. Kırgın. Canı sıkkın. Dargın. Kızgın. Tartışmalı. Sinirlenmiş. Küsülü.

Disturb : Huylandırmak. Üzmek. Tahrik etmek. Kaygılandırmak. Aksatmak. İhlal etmek. Karıştırmak. Düşündürmek.

Pick on : Uğraşmak (biriyle). Dadanmak. Birisiyle uğraşmak. Eleştirmek. Seçmek. Sataşmak. Kusur bulmak.

Pesters synonyms : occident, annoyed, ail, visited, philandered, bite, bothering, badger, pester, besets, blabbering, disturbs, astringed, obsess, bore, visits, discommoding, solicit, chagrins, west, plague, plaguing, hesperian, beleaguers, baited, astringes, philander, blabbered, hook, discommode, abusing, visit, bug.

Pesters zıt anlamlı kelimeler, Pesters kelime anlamı

Eastern : Doğuya ait. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şarki. Doğusal. Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Kung-fu filmi. Doğuya ilişkin. Doğuyla ilgili. Doğuda olan. Doğu.

 

Untroubled : Sakin. Sıkıntısız. Durgun. Dertsiz. Endişesiz. Rahat. Kaygısız.