Phony türkçesi Phony nedir

Phony ile ilgili cümleler

English: The key of the symphony is G minor.
Turkish: Senfoninin anahtarı Sol-minördür.

English: What a phony!
Turkish: Ne şarlatan ama!

English: A cacophony is a mixture of grating noises.
Turkish: Kakofoni ızgara seslerin bir karışımıdır.

English: This symphony is a real masterpiece.
Turkish: Bu senfoni gerçek bir şaheser.

English: It's phony.
Turkish: Bu sahtedir.

Phony ingilizcede ne demek, Phony nerede nasıl kullanılır?

Antiphony : Karşılıklı okuma usulü. Karşılıklı okunan ilahi. Karşılıklı ilahi okuma yöntemi. Antifoni.

Aphony : Ses yeteneği kaybı. Bedensel, sinirsel ya da ruhsal-genetik nedenlerle ses kirişlerinin işleyememesi sonucu sesin kısılıp yok olması. Ses yitimi. Ses kaybı.

Apophony : Ünlü kaynaşması. Ünlü almaşması.

Bronchophony : Bronkofoni.

Cacophony : Ahenksizlik. Ses uyumsuzluğu. Kakofoni. Kakafoni. Kakışma. Bozuk ses. Yakın sesleri ardarda söyleme zorluğu. Yakın sesleri ardarda söyleme güçlüğü. Bazı kelime ve söz öbeklerinde, boğumlanma noktaları aynı veya birbirine yakın seslerin tekrarından doğan uyumsuzluk. dil bu uyumsuzluğun kulakta bıraktığı rahatsızlığı ve dilde yarattığı zevksizliği giderici bazı ses düzenlemeleri yapar: ufak + cık > ufacık, küçük + cük > küçüçük, yan-ıl-ış > yanlış, başla-l-mak > başlanmak, karşı + lık +lı + lık > karşılıklık, hanım nine > haminne vb.

 

Euphony : Ahenk. Akışma. Seslerin iyi seçilmesi. Kulağa hoş gelme. Ses uyumu. Akışım. Ses ahengi.

Colophony : Karasakız. Çamsakızı reçinesi. Reçine. Kolofan.

Microsoft windows telephony dll : Microsoft windows telefon dll.

Egophony : Egofoni.

Heterophony : Heterofoni.

İngilizce Phony Türkçe anlamı, Phony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Phony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dissimulator : Sahte veya yanıltıcı bir şekilde davranan kimse. Asıl asıl amaçlarını gizleyen kimse. İki yüzlü. Riyakar.

Crooked : Namussuz. Çökmüş. Bükülü. Çarpık çurpuk. Dolandırıcı. Çarpık. Yamuk yumuk. Eğri büğrü. Eğri. Kargacık burgacık.

Con man : Üçkağıtçı. Hilekar. Düzenbaz. Dolandırıcı.

Cardiac : Kalbe ait. Kalp hastalıklarıyla ilgi. Kalp ilacı. Mide ağzına ait. Kalp hastası. Kalp ya da kalp hastalıklarıyla ilgili. Kardiyak. Kalbe ait, kalple ilgili olan. mide girişine ait olan.

Affected : Üzülmüş. Etkilenmiş. Yapmacık. Yapmacıklı. Numaracı. Düşkün. Taklitçi. Suni. Etki altında kalmış.

Bastard : Herif. Adi herif. Alçak. Yasa dışı. Hıyar. Piç (argo terim). Fırlama. Alışılmamış. Adam.

Mountebanks : Tokatçı. Şarlatan satıcı.

Artificial : Yalancı. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Eğreti. Yapma. Takma. Yalan. Yapmacık. Yapay. Doğadaki benzerleri örneksenerek insanlarca yapılmış, üretilmiş olan.

 

Falsified : Aldatan. Sahtecilik yapılmış. Tahrif edilmiş. Çarpıtılan. Yanlış şekilde sunulan. Aldatıcı. Bir değerin, asıl değerden düşük ya da başka olanı.

Phony synonyms : sweet talker, kardia, smoothy, kitschy, falsest, phoney, hearts, corrupted, counterfeit, bunkos, forgery, bamboozler, adulterators, heart disease, deceiver, croakers, phoniest, cardio, bunco steerer, founding, croaker, falser, tartufe, factitious, beguiler, counterfeited, bastardly, slicker, pretender, mountebank, phoneys, pseudo, faked.

Phony zıt anlamlı kelimeler, Phony kelime anlamı

Genuine : Asıl. Hilesiz. Gerçek. Öz. Halis muhlis. Sahici. Özgün. Saf. İçten. Hakiki.