Photoreceptor system türkçesi Photoreceptor system nedir

  • Görme olayını gerçekleştiren sistem.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Fotoreseptör sistem.

Photoreceptor system ingilizcede ne demek, Photoreceptor system nerede nasıl kullanılır?

Photoreceptor : Görme siniri. Fotoreseptör. Işığı algılayabilen duyu hücresi. göze gelen fotonların çarptığı ve zarında elektriksel bir uyarı meydana getirdiği özelleşmiş sinir hücresi. rodopsin, klorofil gibi ışığa cevap veren duyarlı molekül. Göz gibi ışığa duyarlı duygu organı. koni ve çomak hücreleri gibi bir hücrenin ya da hücrenin bir kısmının ışığa duyarlı olması. 3.rodopsin, klorofil gibi ışığa cevap veren duyarlı molekül. Işık almacı. Fotoreseptör hücre. Işık alıcı.

System : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Evren. Sistem. Katman. Usul. Nizam. Dizge. Şebeke. Kendine özgü bir düzen ve sırası olan topluluk. gezegenler dizgesi,'samanyolu dizgesi, gözerimi konsayıları dizgesi gibi. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu.

A nary numeration system : A-lı sistem.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

Absolute stability of a linear system : Doğrusal bir dizgenin mutlak kararlılığı.

Absolute stability of a system : Bir dizgenin mutlak kararlılığı.

İngilizce Photoreceptor system Türkçe anlamı, Photoreceptor system eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photoreceptor system ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

Photoreceptor system synonyms : a cell, a protein, abambulacral area, acacia, aardvarks, abramis zone.