Phrasings türkçesi Phrasings nedir
- İfade etme.
- Cümlelenmiş.
Phrasings ingilizcede ne demek, Phrasings nerede nasıl kullanılır?
Phrasing : İfade etme. Sözcük seçerek anlatmak. Cümlelenmiş. Uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek. Melodiyi ayrıştırarak çalmak.
Paraphrasing : Başka kelimelerle açıklamak. Yorumlamak.
Rephrasing : Tekrar ifade etme. Başka kelimelerle ifade etme.
Antiphrasis : Zıt anlam kullanma. Kelimenin zıt anlamda kullanılması. Bir sözcüğün zıt anlamda kullanılması. Karşıtlama.
Aphrasia : Afrazi. Beyin yaralanması veya hastalığı nedeniyle konuşamama.
Phrasal : Öbek. Deyimsel.
Phraseological : Sözcük seçimi ile ilgili. Söyleniş tarzıyla ilgili.
Periphrasis : Boş laf etme. Dolambaçlı söz. Dolaylı anlatım. Gereksiz kelimeler kullanma. Laf kalabalığı. Dolambaçlı yoldan konuşma. Dolaylama. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Dolambaçlı yol.
Phrase : Sözcük seçerek anlatmak. Sözcük öbeği. Cümle veya kelimelerle anlatmak. Anlatım tarzı. İfade etmek. Deyiş. Ölçek ya da ölçer sınarı olarak kullanılan ve kendi başına bir anlam taşıyan tümce parçası. Birkaç sözcükten oluşan anlamlı birim. Kelime seçerek anlatmak. Uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek.
Phraseology : Deyimbilim. Anlatım biçimi. Deyişbilim. Söyleniş. Sözcük seçme yöntemi. Sözcük seçimi. Söyleyiş. Şive. Söyleniş biçimi. İfade tarzı.
İngilizce Phrasings Türkçe anlamı, Phrasings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Phrasings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Verbiage : Boş laf etme. Dolambaçlı yol. Şişirme. Laf-ü güzaf. Dolaylı bir şekilde meramını anlatma. Dolambaçlı yoldan konuşma. Laf kalabalığı. Gereksiz kelimeler kullanma.
Formulation : Açık ve kesin ifade. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması. Formulasyon. Formüle etme. Formülasyon. Formül haline getirme. Formülleme. Formülleştirme.
Expressions : İbare. Deyim. İfade. Söz. Anlatım. Yüz ifadesi. Eda. Tabir.
Diction : Söyleyiş. Diksiyon. Sözcükleri kullanma şekli. Söyleyim. Sözcük seçimi. Telaffuz. Söz söylerken düşünceleri ve duyguları doğru, uygun bir biçimde anlatma sanatı. sesin uyumunu, söyleyişi, hareketi, mimiği ve alınması gereken tavırları yerinde ve güzel kullanarak sağlama sanatı. Söyleyiş şekli. Güzel konuşma. İfade.
Voicing : Titreşimlileşme. Yumuşama. -in tonunu ayarlama. -in tonunu uyarlama. Seslendirme. Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi, ünsüzlerin tonluluk niteliği kazanması, b, c, d, g, vb. ünsüzlerin boğumlanmasında olduğu gibi. bk. tonlu ünsüz. karşıtı tonsuzlaşmadır. || tonsuz p, ç, t, k gibi ünsüzler ile biten kelimelerin sonuna ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde, kelime sonundaki tonsuz sert ünsüzlerin yumuşayarak tonlu b, c, d, g (ğ) ünsüzlerine dönüşmesi olayı, sebep > sebebi, kebap > kebaba, ağaç > ağacı, topaç > topaca, art > arda, dört > dörde, denk > dengi, eşik > eşiğe, köpük > köpüğün vb. Dillendirme. Son sesinde tonsuz ünsüz bulunduran sözlerin, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında tonlu duruma gelmeleri. bu olay türkçenin bu durumdaki her kelimesi için geçerli değildir. ünsüzün niteliğini koruması veya tonlulaşarak yumuşaması kelimenin bünyesindeki ünlülerin özellikleriyle ilgili olmalıdır: dip / dibi, /dibin; uç / ucu / ucun / uca; ağaç / ağaca / ağacın; gömlek / gömleği / gömleğe; yurt / yurdu vb. krş. ip / ipi, iç /içi, göç / göçü, üst / üstü vb. || tek heceli sözlerdeki yumuşama ve tonlulaşma, bu sözlerin vaktiyle birer asli ünlü uzunluğu taşımalarından ileri gelmektedir. asli uzun ünlülerden sonra gelen p, t, ç, k, ünsüzleri, kendilerinden önce gelen bu uzun ünlülerin etkisi nedeniyle yumuşayıp tonlulaşmıştır. iki ve daha fazla heceli sözlerdeki ünsüz yumuşaması ise, türkçenin iki ünlü arasında kalan ünsüzlerinin ses değişmesi kurallarına bağlıdır.
Phraseology : Şive. Deyişbilim. Anlatım biçimi. Söyleniş. Bir gözlem aracını oluşturacak sorunların dile getiriliş kurallarını gösteren bilgiler dizgesi. İfade tarzı. Söyleyiş. Deyimbilim. Anlatım. Söyleniş biçimi.
Emitting : Neşretme. Dışarı verme. Çıkartma. Yayımlama. Ortaya çıkartma. Yayma. Söyleme (fikir, düşünce). İhraç etme. Salma.
Grouping : Türkümleme. Gruplama. Gruplara ayırma. Öbekleme. Kümeleme. Gruplaşma. Kümelendirme. Toplama. Toplanma.
Verbalization : Kelimelerle ifade etme. Sözlü ifade etme. Sözle ifade etme. (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürme. Eylemleştirme. Sözleştirme. Sözelleştirme. Bir kelimeyi eylemleştirme. Konuşmaya dökme. Sözelleşme.
Mot juste : Yerinde söz. Tam uygun kelime.
Phrasings synonyms : choice of words, phrasing, verbalisation, wording, expressing, expression.

Bu kısımda Phrasings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Phrasings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Phrasings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Phrasings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.