Physiological life time türkçesi Physiological life time nedir

  • Bir türün veya türe ait bireyin kalıtsal olarak belirlenen ömrünü tamamlama gücü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir türün ya da türe ait bireyin kalıtsal olarak tayin edilen ömrünü tamamlama gücü.
  • Fizyolojik ömür uzunluğu.

Physiological life time ingilizcede ne demek, Physiological life time nerede nasıl kullanılır?

Physiological : İşlevsel. Fizyolojikal. Fizyolojik. İşlevbilimsel. Diriksel.

Life : Hayatla ilgili. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar. Hayat süresi. Dirlik. Canlı. Ömür boyu. Yaşamla ilgili. Yaşantı. Ömür. Can katan kimse ya da şey.

Time : Kurmak. Vakit. Tempo tutmak. Ayarlamak. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Zamanlama yapmak. Defa. -in zamanını ölçmek. Zaman. Kere.

Ecological life time : Belirli çevre şartları altında bir populasyonun ya da buna bağlı bir bireyin yaşadığı hayat süresi. Belirli çevre şartları altında bir popülasyonun veya buna bağlı bir bireyin yaşadığı hayat süresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ekolojik yaşam süresi. Belirli çevre koşulları altında bir popülasyonun veya buna bağlı bir bireyin yaşadığı hayat süresi. Belirli çevre koşulları altında bir popülasyonun veya buna bağlı bir bireyin yaşam süresi. Ekolojik ömür uzunluğu.

 

İngilizce Physiological life time Türkçe anlamı, Physiological life time eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Physiological life time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Physiological life time synonyms : abramis zone, aardvarks, a chromosome, acacia, abo blood groups system, aardwolf.