Physiological limit türkçesi Physiological limit nedir

  • Fizyolojik sınır.
  • Fizyolojik limit.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Öğrenilen bir işin, becerinin ve işlemin sürekli alıştırma ile geliştirilebileceği en son nokta.

Physiological limit ingilizcede ne demek, Physiological limit nerede nasıl kullanılır?

Physiological : Fizyolojikal. İşlevbilimsel. Diriksel. İşlevsel. Fizyolojik.

Limit : Sınır koymak. Kısıtlamak. Limitlerini belirlemek. Tavan sınır. Hasretmek. Sınırlama getirmek. Limitlemek. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Sınırlamak. Belirlemek.

Physiological age : Fizyolojik yaş. İnsanlarda kas, iskelet ve salgı bezlerinin gelişme düzeyine göre hesaplanan yaş. özellikle cinsel olgunlukla ilişkili olarak bir kimsenin fizyolojik görevler bakımından içinde bulunduğu yaş.

Physiological anatogonist : Fizyolojik antagonist. Herhangi bir ilaç ya da zehirli maddenin doku veya organlar üzerinde oluşturduğu temel etkiyi, farklı almaçları etkileyerek azaltan veya ortadan kaldıran diğer ilaç.

Physiological antagonism : Fizyolojik antagonizm. Fizyolojik antagonizma. Bir ilaç veya zehrin doku veya organlar üzerinde oluşturduğu temel etkisinin, aksi yönde etki yapan diğer bir ilaç tarafından, ayrı bir almaç veya mekanizma aracılığıyla, azaltılması veya ortadan kaldırılması, bağımsız antagonizma.

 

Physiological aspects of colour : Rengin görünümsel özellikleri. Rengin görünüm açısından üç temel özelliği : türü, doygunluğu ve parlaklığı.

İngilizce Physiological limit Türkçe anlamı, Physiological limit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Physiological limit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abulia : İrade kaybı. Kayıtsızlık. Abuli. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. İstem yitimi. İstenç yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade yitimi.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. Öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Akademik yıl.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

 

Achromatopsia : Renk körlüğü. Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

Academy : Akademi. Yüksekokul. Bilim adamları topluluğu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Yüksek okul. Okul. Medrese. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Academy of economic and commercial sciences : Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu. İktisadi ve ticari ilimler akademisi.

Physiological limit synonyms : accustoming, abstract reasoning, achievement tests, achievement age, abstract intelligence, a priori knowledge.