Pişekar nedir, Pişekar ne demek

Pişekar; Tiyatro, Gösteri alanlarında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel isim olarak kullanılır.

  • Orta oyununda Kavuklu ile karşılıklı konuşarak oyunu açan kimse

Tiyatro'daki anlamı:

Orta oyunu başladığı zaman ilk gözüken tip. Başında dört dilimli ve dört renkte (kırmızı-mavi-sarı-kara) bir başlık taşır. Mavi ya da sarı çuhadan kara kürkle donanmış bir cüppe, bir de çakşır giyer. Ağır ağır, güçlükle yürüyormuş gibi sahneye çıkar. Orta oyunu'nun götürücüsü, düzenleyicisi gibidir.

Teknik terim anlamı:

(Ortaoyunu): Ortaoyunu başladığında ilk başta oyun alanına gelen ve oyunun anlatıcısı, düzenleyicisi işlevini de yüklenmiş baş tiplerden biri. Gölge oyunundaki Hacivat'ın bir uzantısıdır. Her şeyi bildiğine Kavuklu'yu inandıran, her kalıba giren çıkan, Kavuklu'ya ne yapması gerektiğini söyleyen, bilgiçlik taslayan ve oyunu yönlendiren kişi Hacivat'ın gölge oyunu'nda yüklendiği nitelikleri, Pişekâr ortaoyunu'nda sürdürür.

Pişekar kısaca anlamı, tanımı

Pişe : Sütle yoğrulmuş hamuru yağda kızartarak yapılan bir çeşit yiyecek

Pişek : Pişeğen.

Gölge oyunu : Geriden ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hareket ettirilen resimlerin gölgelerinden yararlanılarak oynatılan oyun.

 

Düzenleyici : Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

Orta oyunu : Sahne, perde, dekor, suflör kullanmadan halkın ortasında oynanan Türk halk tiyatrosu.

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Oyun alanı : Çocukların oynayabilmesi için özel olarak hazırlanmış bölüm, yer. Karşılaşmaların yapıldığı yer, oyun sahası.

Bilgiçlik : Bilgiç olma durumu.

Ortaoyunu : Geleneksel Türk doğaçlama halk tiyatrosu. Ortada oynanır. Baş kişileri, aynı zamanda oyunun düzenleyicisi olan Pişekâr ile oyunun baş güldürücü tipi Kavuklu'dur. Dekor olarak bir paravana, bir de önünde alçak bir hasır iskemlesi bulunan peyke vardır. bk. dükkân, yeni dünya.

Ağır ağır : Yavaş yavaş. Dikkatli ve özenli bir biçimde. Dolu dolu.

Götürücü : Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu götüren yapı, efferent. Hassa kuşbazlarının iki sınıfından, görevleri doğan, şahin ve atmaca gibi av kuşlarını yakalayıp, sağ olarak İstanbul'a getirmek olan biri; öteki sınıf için bk. gürenci. Seferde padişahın iki tuğunu bir konak ileride taşıyan dört kişiden ikisi. (karşılık: efferent),Sinir merkezlerinden uyartılara verilen cevapları ileten sinirler; dışa doğru taşıma.

 

Söyleyen : Çok konuşan, konuşkan. Muhatap, kendisine söz söylenen.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Anlatıcı : Ortaçağ'da oyun sırasında az da olsa anlatan, özet ve yorum yapan ya da oyunun bölümlerini birbirine bağlayan oyuncu. Çağdaş tiyatroda özellikle göstermeci nitelikteki oyunlarda sahne üzerinde geçmeyen kişileri ve olayları özetleyen yoruma yardımcı oyun kişisi. Bir anlatıda olayları, olguları, durumları öyküleyen kişi.

Güçlükle : Kolay olmayan bir biçimde, zar zor, zor bela.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Hacivat : Karagöz oyununda kendini halktan üstün görme, bilgiçlik taslama, kitap dili kullanma vb. özentileri olan kimse.

Kavuklu : Kavuk giymiş. Orta oyununda hikâyeyi anlatıp asıl görevi üstlenen, espri ve komiklik yapan kişi.

Güçlük : Zorluk. Engel, pürüz. Ağır ve yorucu emek, zahmet, meşakkat.

Diğer dillerde Pisuar anlamı nedir?

İngilizce'de Pisuar ne demek ? : urinal