Piazza türkçesi Piazza nedir

  • Üstü kapalı balkon.
  • Veranda.
  • İtalya'da halka açık meydan.
  • Kapalı balkon.
  • Etrafı binalarla çevrili alan.
  • Kemeraltı.
  • Taraça.
  • Balkon.
  • Meydan (italyan şehirlerinde).
  • Pazar yeri.
  • Taraça (kapalı).
  • Meydan.

Piazza ingilizcede ne demek, Piazza nerede nasıl kullanılır?

Piazzas : Kemeraltı. Meydan (italyan şehirlerinde). Balkon. Taraça (kapalı). Etrafı binalarla çevrili alan. Taraça. Veranda. İtalya'da halka açık meydan. Üstü kapalı balkon. Pazar yeri.

Piazze : Taraça (kapalı). Meydan. Üstü kapalı balkon.

Pia mater : Yumuşak zar. Beyin ve omurilik içzarı. İnce zar. Piya mater.

Pia mater encephali : Yumuşak zar. Merkezi sinir sistemini çevreleyen beyin zarlarından en içteki, kan damarlarından zengin ve gevşek bağ dokuyapısındaki zar, piya mater.

Pia : Vakıf fonları yöneten israil şirketi. Pia mater.

Pianists : Piyanist. Piyanistler.

Piano wire : Çelik tel. Piyano teli. Piano teli.

Pianist : Piyanist.

Piamater : Piyamater. Beyin incezarı. Beyin zarlarından biri.

Piano string : Piyano teli.

İngilizce Piazza Türkçe anlamı, Piazza eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piazza ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Belvedere : Tepe köşkü. Dam taraçası. Vatikan city'de (roma) bir saray. Belvedere. Pavyon. İt. New jersey'de (abd) bir şehir. California'da (abd) bir kasaba. Seyirlik.

 

Terraces : Yüksek düzlük. Sıralı evler (ingiliz ingilizcesi). Balkon (amerikan ingilizcesi). Tribün (ingiliz ingilizcesi). Seki. Teras.

Colonnade : Revak. Sıra direkler. Sütun dizisi. Kolonad. Sıra sütunlar. Sırasütunlar.

Circus : Sirk. Gösteri uçuşu. Cambazlık, hayvan hünerleri, palyaço güldürüleri gibi gösterileri, çoğu kez büyük bir çadırda seyircilere sunan gezici topluluk. Kargaşalı toplantı. Sirk gösterileri. Ortada sahnesi olan yuvarlak, değirmi ya da köşeli büyük çadırlar içinde, kimi kez açık havada, cambazlık, gözbağcılık, soytarılık, eğitilmiş hayvanlarla gösteriler vb. numaralar ile seyredenlerin hoşça vakit geçirdikleri yer. Arena. Sirk pisti. Yolların kesiştiği meydan.

Balcony : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemalarda salonun dip yanında yer alan, yüksekçe ve ileriye doğru çıkıntılı bölüm. Çıkma.

Square : Düzeltmek. Halletmek. Üstiki. Uydurmak. Karelemek. Uymak. Ayarlamak. Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen. Kare kare yapmak. Alan.

Terr : Bölge. Eğimli tarafları ile dünyanın düz kısmı. Düz çatı. Teras. Alan. Taşla döşeli dış mekan. Sundurma.

Concourses : Terminal salonu. Bir araya gelme. Gelme. Açık alan. İzdiham. Toplantı. Toplanma. Kalabalık. Konuşma.

Gallery : Üst balkon. Ucuz balkon. Geçit. En üst çevresel balkon. Eski yapı büyük sinema salonlarının en üstünde, bütün balkonlardan sonra yer alan balkon. Galeri. Sanat galerisi. Tünel. Üst sahne. Sergi.

Commons : Yemek salonunda verilen yemek. Porsiyon. Paylaşılan yiyecekler. Şehirde veya kasabada halka açık alan. Avam kamarası. Ortak alan. Çevre. Park. Avam üyeleri. Pay.

 

Piazza synonyms : public square, gazeboes, emporiums, veranda, commonest, piazze, bazaars, gallerying, common, agora, maidan, platform, arcade, emporia, agorae, arenas, market place, bosoming, plaza, bosoms, archway, bosom, esplanades, archways, porches, galleries, loggias, atriums, lanais, patio, gazebo, platforms, gazebos.

Piazza ingilizce tanımı, definition of Piazza

Piazza kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An open square in a European town, especially an Italian town. Hence (Arch.), an arcaded and roofed gallery. A portico. In the United States the word is popularly applied to a veranda.