Picketed türkçesi Picketed nedir

  • Nöbetçi koymak.
  • Kazıklarla etrafını çevirmek.
  • Kazığa bağlamak.
  • Kazıklarla çevirmek.
  • Grev gözcülüğü yapmak.
  • Kazıkla etrafını çevirmek.
  • Bir grup nöbetçi asker.
  • Karakol koymak.
  • Nöbetçi dikmek.
  • Gözcü dikmek.

Picketed ingilizcede ne demek, Picketed nerede nasıl kullanılır?

Picket fence : Kazıklardan yapılmış çit. Bahçe çiti. Daraba. Tahta parmaklık. Kazık çit. Kazıklı çit.

Picket rope : Kazık ipi.

Be on the picket line : Grev ile protesto etmek. Grev sırasında protesto etmek.

Form a picket line : Grev gözcülüğü yapmak.

On the picket line : Grev yapan. Grevde. İşaretlerle protesto eden.

Picked ore : Toplama cevher. Tavuklanmış cevher. Tavuklanmış töz.

Pickerel : Turna balığı. İzmarit. Turnabalığı.

Picketing : Kazıkla işaretleme. Kazıklama. Piketaj. Kazığa bağlamak. Gözcü dikmek. Kazıklarla çevirme. Kazıklarla çevirmek. Grev sırasında çalışmak isteyen işçilere engel olma. Gözcü dikme. Grev gözcülüğü yapmak.

Picked : Toplanmış. Seçilmiş. Seçme. Seçkin.

Pickering : Missouri eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de yerleşim yeri.

İngilizce Picketed Türkçe anlamı, Picketed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Picketed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Mount guard : Nöbetçi olmak. Nöbet beklemek. Nöbet tutmak.

Stakes : Ödül. Kazıklarla belirlemek. Riske atmak. Tehlikeye atmak. Bahis yapmak. Desteklemek.

Stake : Çıkar. İspalyaya bağlamak. Tehlikeye atmak. Bahis yapmak. Riske atmak. Kazık. Kazıklarla belirlemek. Sırığa bağlamak. Rest çekmek.

Picketing : Piketaj. Kazıkla işaretleme. Grev gözcülüğü. Kazıklarla çevirme. Kazığa bağlama. Gözcü dikme. Grev sırasında çalışmak isteyen işçilere engel olma.

Picket : İleri karakol. Kazık. Gözcü.

Watcher : Gözcü. İzleyici. Bekçi. Bakıcı. Seyirci.

Lookout : Gözetleyici. Nöbetçi. Arayış. Sorun. Kollama. Sakınmak. Gözetleme. İleriki olasılık. Manzara. Gözetleme yeri.

Watch : Başında beklemek. Nöbet. Kol saati. Seyretmek (tv). Kollamak. Gözkulak olmak. Nöbet tutmak. İzlemek. Gözlemek. Yolunu gözlemek.

Scout : Reddetmek. Öncü. Keşif uçağı ya da gemisi. Keşif. Ufak tiyatroları. Nöbetçi. Yıldız avcısı. Gözcülük. Aramak. Arayışına çıkmak.

Picketed synonyms : lookout man, form a picket line, sentry, spotter, staking, stake out, watchman, sentinel, detachment, security guard, tie on a pile, staked.

Picketed zıt anlamlı kelimeler, Picketed kelime anlamı

Unfasten : Açmak. Gevşemek. Açılmak. Gevşetmek. Çözmek. Çözülmek. Koyuvermek.

Fresh : Serinlik. Yüzsüz. Hayat dolu. Giyilmemiş. Dirilik. Körpelik. Körpe. Küstah. Acemi. Işıl ışıl.