Picketing türkçesi Picketing nedir

  • Kazığa bağlama.
  • Grev sırasında çalışmak isteyen işçilere engel olma.
  • Gözcü dikmek.
  • Kazığa bağlamak.
  • Gözcü dikme.
  • Grev gözcülüğü yapmak.
  • Piketaj.
  • Nöbetçi dikme.
  • Kazıklarla çevirmek.
  • Kazıklama.
  • Nöbetçi dikmek.
  • Kazıkla işaretleme.
  • Grev gözcülüğü.
  • Kazıklarla çevirme.

Picketing ingilizcede ne demek, Picketing nerede nasıl kullanılır?

Picket fence : Kazıklardan yapılmış çit. Kazık çit. Bahçe çiti. Daraba. Tahta parmaklık. Kazıklı çit.

Picket rope : Kazık ipi.

Be on the picket line : Grev sırasında protesto etmek. Grev ile protesto etmek.

Form a picket line : Grev gözcülüğü yapmak.

On the picket line : Grev yapan. Grevde. İşaretlerle protesto eden.

Picked ore : Tavuklanmış töz. Toplama cevher. Tavuklanmış cevher.

Pickerel : İzmarit. Turnabalığı. Turna balığı.

Picked : Toplanmış. Seçme. Seçkin. Seçilmiş.

Pickerels : Turnabalığı. İzmarit.

Picket : Kazığa bağlamak. Bir grup nöbetçi asker. İleri karakol. Grev gözcülüğü yapmak. Kazıkla etrafını çevirmek. Karakol koymak. Kazıklarla çevirmek. Gözcü. Kazık. Nöbetçi.

İngilizce Picketing Türkçe anlamı, Picketing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Picketing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transfixion : Kazığa oturtma eylemi. Transfiksiyon. Sivri bir nesne ile delme eylemi. Korku veya şaşkınlıkla hareketsiz kalma eylemi. İçinden geçirerek tespit etme. Çivileme.

 

Spat : Sıcak tartışma. Münakaşa. Şamar. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma. Ağız kavgası etmek. Kısa tozluk. Ağız dalaşı. Dalaşmak. Yumurta bırakmak (istridye). Atışmak.

Bunko : Alavere dalavere. Sahtekar. Güveni suistimal suçu. Hilekar. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Düzenbazlık. Dolandırıcılık. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Dolandırıcılık oyunu.

Row : Ağız kavgası. Kürekle yürütmek. Yansıra. Kürek çekme. Sözlü olarak kavga etmek. Kürek çekmek. Gürültü. Patırtı. Kavgaya karışmak. Sıra.

Empaling : Delip sabitleştirmek. Kazığa oturtarak öldürme. Kazıklarla çitleştirmek. Kazığa oturtarak öldürmek. Kazığa oturtmak. İğnelemek. Kazıklamak.

Tiff : Gücenmek. Atışma. Kızmak. Kızma. Ufak anlaşmazlık. Gücenme. Darılma. Tartışma. Darılmak. Önemsiz bir şey için yapılan tartışma.

Bicker : Atışmak. Şırıldamak. Münakaşa etmek. Didişmek. Tartışmak. Pırıldamak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Titreşmek. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Çekişmek.

Manual labour : Ağır işçilik. Ağır iş. El işçiliği. (el ile yapılan) bedensel iş. Elle yapılan iş. Amelelik. El emeği. El işi.

Staking : Bahis yapmak. Kazıklarla belirlemek. Riske atmak. Tehlikeye atmak. Desteklemek. Punta ile perçinleme.

Picketing synonyms : tie on a pile, quarrel, wrangle, form a picket line, manual labor, stakes, picketed, staked, stake out, fuss, mount guard, pettifoggery, picket, run in, words, stake, bunkos, dustup, squabble.

Picketing zıt anlamlı kelimeler, Picketing kelime anlamı

Wholesome : Sağlığa yararlı. Faziletli. Ahlak açısından hiçbir sakıncası olmayan. Sıhhatli. Erdemli. Besin değeri yüksek. Besleyici. Yararlı. Haysiyetli. Sağlıklı.