Pickled türkçesi Pickled nedir

  • Salamura.
  • Turşu haline getirilmiş (sebze veya meyve).
  • Turşu olmuş.
  • Salamuralanmış.
  • Dekape.
  • Paklanık.
  • Matiz.
  • Sarhoş.
  • Paklanmış.
  • Tuzlanmış.
  • Dut gibi.
  • Yüzeyi asitle temizlenmiş.
  • Turşu halinde.
  • Turşusu yapılmış.

Pickled ingilizcede ne demek, Pickled nerede nasıl kullanılır?

Overpickled : Aşırı paklanmış.

Pickle brittleness : Dekapaj gevrekliği. Paklama gevrekliği.

Pickle curing : Yaş tuzlama. Salamurayla tuzlama, balığın yoğun tuz çözeltisine konularak muhafaza edilmesi yöntemi.

Pickle liquor : Paklama çözeltisi. Paklayıcı. Dekapaj çözeltisi.

Be in a nice pickle : Zor durumda olmak.

Nice pickle : Zor durum.

Pickle : Turşu kurmak. Turşu. Turşu suyu. Asitle temizlemek. Dekape etmek (metal bir nesneyi). Metal yüzünü parlatmak. Turşu yapmak. Tuzlayarak saklamak. Asitle temizlemek (metalurji terimi). Turşusunu kurmak.

Tan pickle : Sepi şerbeti.

Be in a pickle : Zor durumda olmak.

Be in a sorry pickle : Perişan halde olmak. Zor durumda olmak.

İngilizce Pickled Türkçe anlamı, Pickled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pickled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blotto : Çakırkeyif. Zilzurna sarhoş. Fitil gibi. Körkütük sarhoş. Dut gibi sarhoş. Kafası dumanlı.

Souse : Tuzlamak. Suya bastırmak. Suyun içine daldırmak. Suyun içine batırmak. Suya daldırmak. Tuzlu suya bastırmak. Su dökmek. Islatmak. Salamuraya bastırmak.

 

Blathered : Saçmalamak. Saçma sapan konuşmak.

Boozer : Meyhane. Pub. İçkici. Bar. Alkolik. İçki içen kimse. Ayyaş.

Bombed : Esrarın etkisinde olan. Kafayı bulmuş. Uyuşturucu almış.

Corned : Salamurada saklanan.

Tiddley : Alkolden kendinden geçmiş. Kafası dumanlı. Çok sarhoş. Fitil olmuş. Çakırkeyif.

Blitzed : Kafası güzel veya iyi. Körkütük sarhoş. Hava saldırısıyla yıkmak. Zilzurna sarhoş.

Stoned : Uyuşturucuyla uçmuş. Çekirdekleri çıkarılmış. Küfelik. Uyuşturucunun etkisi altında. Zom. Çok sarhoş. Taşlanmış. Uyuşturucu etkisinde olan. Uyuşturucu almış.

Besotted : Sersem. Sersemleşmiş (argo terim). Sarhoş olmuş. Aptallaşmış. Aşık. Sersemleşmiş. Abayı yakmış. Sersemletilmiş. Sersemlemiş.

Pickled synonyms : bacchant, salt, in salt, pissed, very drunk, salt solution, boozed, vell, bacchants, salted, bacchic, preserved, blind drunk, beeriest, beery, salty, alky, brines, blasted, brine, beerier.

Pickled zıt anlamlı kelimeler, Pickled kelime anlamı

Fresh : Serin. Yeni olmuş. Dirilik. Serinlik. Yüzsüz. Küstah. Canlı. Dinç. Körpe. Körpelik.

Pickled ingilizce tanımı, definition of Pickled

Pickled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Preserved in a pickle.