Piddock türkçesi Piddock nedir

  • İki kabuklu yumuşakça.
  • Folas.
  • Yassı solungaçlılar (lamellibranchiata) sınıfından, beyaz kabuklu, kumlu ve kireçli taşlarda oyuklar açan, ışık saçabilen bir yumuşakça cinsi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Piddock ingilizcede ne demek, Piddock nerede nasıl kullanılır?

Piddle : İşemek. Çiş. Bayağı. Sidik. Ehemmiyetsiz. Oyalanmak. Önemsiz işlerle uğraşmak. Çiş yapmak. Hafife almak.

Piddled : Çiş yapmak. Önemsiz işlerle uğraşmak. Çiş. İşemek. Hafife almak. Sidik. Bayağı. Ehemmiyetsiz. Oyalanmak.

Piddler : Önemsiz işlerle uğraşan kimse. Fuzuli işler müdürü. Aylak.

Piddlers : Aylak. Önemsiz işlerle uğraşan kimse. Fuzuli işler müdürü.

Piddles : Sidik. Çiş yapmak. Hafife almak. Bayağı. Oyalanmak. Ehemmiyetsiz. Önemsiz işlerle uğraşmak. Çiş. İşemek.

Apidae : Arı. Yabanarısı. Balarısı. Arılar familyası.

As rapid as lightning : Şimşek gibi çabuk. Çok çabuk. Çok hızlı.

Piddling : Önemsiz. Küçük.

As stupid as : -a veya e kadar aptal.

Affect stupidity : Aptal numarası yapmak.

İngilizce Piddock Türkçe anlamı, Piddock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piddock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

 

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Lamellibranch : Bir çeşit çift kabuklu tatlı su yumuşakçası.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

 

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Piddock synonyms : pelecypod, genus pholas, pholas, aardvark, abramis zone, abacus bodies, abiotic factor, abiotic environment, a chromosome, bivalve, a cells.

Piddock ingilizce tanımı, definition of Piddock

Piddock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any species of Pholas. A pholad. [Bakınız: Pholas].