Pigmentasyon nedir, Pigmentasyon ne demek
Pigmentasyon; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Bir organ veya organizmada renk veren maddelerin toplanması.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Renk verici maddenin birikimi.
Pigment artışı nedeniyle deri veya dokularda meydana gelen renk değişikliği.
Tavukların gaga, bacak ve kloaka rengi.
Teknik terim anlamı:
Pigment birikimi.
Pigmentasyon hakkında bilgiler
Pigment, tüm nesnelerin renklerini oluşturan moleküllerdir. Pigment moleküllerinin harekete geçmesi için belirli bir enerji gereklidir. Renklerin oluşmasındaki diğer tüm aşamalarda olduğu gibi, pigmentlerle ışık arasında da ilişki vardır. Zira dünyaya ulaşan güneş ışığı, canlılarda renk molekülü olarak bilinen söz konusu pigment molekülleri için önemli rol oynar. Gözün retinasında bulunan koni hücrelerinin üç ana rengi (kırmızı, sarı ve mavi) algılamasının nedeni de içlerinde bulunan özel pigment molekülleridir. Pigmentlerin renkler için gerçekleştirdikleri en hayati işlem, kendilerine gelen ışığın renk enerjisini elektrik sinyaline çevirmeleridir. Yani insan gözünde renk diye tanımlanan her şey aslında gözde bulunan pigmentlerin kendilerine gelen ışığın dalga boyunu elektrik sinyali olarak beyne iletmeleridir. Görünür ışığın sahip olduğu enerji düzeyi, canlıların derilerinde, derilerini kaplayan pullarında, tüylerinde veya kürklerinde bulunan pigment moleküllerini harekete geçirmek için gereken enerji düzeyine eşittir. Görünür ışığın aralığı içinde olan ve belirli renklere karşılık gelen dalga boyları bu pigmentleri harekete geçirerek canlıların renklerini oluşturur.
Pigmentasyon anlamı, kısaca tanımı
Pigme : Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi
Pigment : Boyar madde.
Kornea pigmentasyonu : Kronik kornea irritasyonlarında, melaninin kornea epitelinin bazal tabakasında ve yüzeysel stromasında toplanması. Köpeklerde ve daha az oranda atlarda görülür.
Pigmentasyon mutantları : Bazı mutasyonların pigment oluşturan mikroorganizmalarda bu yeteneğin kaybolmasına yol açmasıyla oluşan mutantlara verilen ad.
Siderotik pigmentasyon : Sinir hücrelerinde demir, kalsiyum ve fosforun bazofilik bileşikler hâlinde oluşturduğu pigmentasyon. Beyinde kanamalara yakın alanlarda görülür.
Pigment birikimi : Pigment artışı nedeniyle deri veya dokuda meydana gelen renk koyuluğu veye renk değişikliği, pigment birikimi.
Koni hücreleri : Omurgalıların gözünde, retina bölgesinin arka tarafında bulunan koni şeklindeki, ışık alıcı (fotoreseptör), ışığa karşı hassas, daha keskin hatlı ve renkli görüntü alınmasından sorumlu, iyodopsin pigmenti içeren, insan gözünde 6.5 milyon kadar bulunan hücreler. Omurgalıların gözlerinde, retinanın arkasında yer alan, koni biçimindeki, ışığa son derece hassas olan ve renkli görüntünün algılanmasından sorumlu olan hücreler.
Güneş ışığı : Güneş'in saldığı ışık.
Söz konusu : Sözü edilen, üzerinde konuşulan, bahis konusu, bahis mevzusu, mevzubahis.
Dalga boyu : Yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu yerine göre birkaç metreden birkaç yüz metreye kadar ulaşabilen yatay uzaklık, dalga uzunluğu. Devirli hareketlerde bir devir içindeki hareketin yayıldığı uzaklık, dalga uzunluğu.
Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.
Toplanma : Toplanmak işi.
Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
Algılama : Algılamak işi, idrak, idrak etme.
Tavuklar : Tavuksular takımının bir alt takımı.
Geçirmek : Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Zaman harcamak. Giymek, giyinmek. Birine kötü söz söylemek. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Etmek, yapmak. Hastalık bulaştırmak. Vurmak.
Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.
Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
Diğer dillerde Pigmentasyon anlamı nedir?
İngilizce'de Pigmentasyon ne demek ? : pigmentation

Bu kısımda Pigmentasyon nedir? Pigmentasyon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pigmentasyon tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pigmentasyon hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.