Placidity türkçesi Placidity nedir
Placidity ingilizcede ne demek, Placidity nerede nasıl kullanılır?
Placid : Yumuşak. Durgun. Sakin. Uysal. Durağan. Kendi halinde.
Placidly : Uysallıkla.
Placidness : Uysallık.
Placing : Koymak. Yatırım yapmak. Dökme. Görevlendirmek. Yerini belirlemek. Yerine koyma. Avlama. Vermek (sipariş). Oturtmak.
Placings : Plasman. Yerine koyma. Yerleştirme. Tahsisli satış. Dökme.
Laplacian : Laplas işleci.
Emplacing : Belirli bir yere yerleştirme. Yerleştirmek. Mevzilendirmek. Mevzilendirme.
Replacing : Ahizeyi yerine koymak. Yenisiyle değiştirmek. Yerine geçmek. Yerine bakmak. Geri ödemek. Değiştirmek. Vekalet etmek. Yerine koymak. Yerini almak. Değiştiriliyor.
Displacing : Yerinden etmek. Yerine geçmek. Yerinden çıkarmak. Çıkarmak. Yerinden çıkmak. Yerini değiştirmek. Azletmek. Yerini almak. Ülkesinden çıkarmak. Sürmek.
Misplacing : Yanlış yere koymak. Kaybetmek. Yanlış yerleştirmek.
İngilizce Placidity Türkçe anlamı, Placidity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Placidity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Peace : Asayiş. Huzur. Rahat. Sulh. Barış. Sükun. Sessizlik. Güvenlik.
Flatness : Düzlemsellik. Düzlük. Monotonluk. Kesatlık. Kararlılık. Azimlilik. Tekdüzelik. Düzgünlük. Yassılık.
Serenity : Berraklık. Dinginlik. Huzur. Sakinlik.
Languors : Halsizlik. Tembellik. Gevşeklik. Hamlık. Rehavet. Huzur. Kuvvetsizlik. Ağırkanlılık. Cansızlık.
Deadlocks : Tıkanıklık. Çözümlenemeyen anlaşmazlık. Sürmeli kilit. Çıkmaz. Çözümsüzlük. Tıkanmak. Hareketin tamamen durması. Sürgü kilit. Çıkmaza girmek.
Ductility : Esneklik. Kopmama. Yumuşaklık. Düktilite. Düktillik. Dövülmeye gelirlik. Süneklik.
Backwaters : Birikinti su. Durgun su. Tersine kürek çekmek. Su birikintisi. Bir barajın gerisinde biriken su. İlgisizlik. Durgun yer. Siya etmek. Kabarma.
Compliances : İtaat. Kabul. Riayet. Rıza. Uyma. Baş eğme. Boyun eğme. Uygunluk. Uyum.
Glassiness : Camlılık. Cam gibi olma niteliği. İfade eksikliği. Ayna gibi olma. Cam kalitesinde olma.
Quiet : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uslu. Huzur veren. Dindirmek. Sakin. Gürültüsüz. Kandırmak. Yatıştırmak. Durgun. Susmak.
Placidity synonyms : serenities, frozenness, repose, compliancies, compliancy, reposes, emotionality, composure, facileness, quietness, amenableness, drabness, deadness, peaces, clemencies, deadlocking, peacefulness, deadlock, languor, calm, quiescence, placidness, dead lock, abidance, dullness, docility, backwater, docilities, quietude, dutifulness, adaptability, calmness, clemency.
Placidity zıt anlamlı kelimeler, Placidity kelime anlamı
Agitation : Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Sallama. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Galeyan. Gerginlik. Endişe. Sallanma. Çalkalama. Karıştırma. Çalkama.
Discomposure : Sinirlenme. Kaygı. Telaş. Rahatsızlık.
Placidity ingilizce tanımı, definition of Placidity
Placidity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Serenity. The quality or state of being placid. Calmness.

Bu kısımda Placidity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Placidity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Placidity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Placidity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.