Plaints türkçesi Plaints nedir

Plaints ile ilgili cümleler

English: Ali has had enough of Mary's complaints.
Turkish: Ali Mary'nin şikâyetlerinden bıktı.

English: Any comments, suggestions, or complaints?
Turkish: Herhangi bir yorum, öneri veya şikayet?

English: "Your work has been causing a lot of complaints from customers; I'm ordering you to leave immediately." "Oh, up yours! I didn't want to work here in the first place."
Turkish: "Çalışman müşterilerin birçok şikayetine neden oluyordu.; Buradan hemen ayrılmanı emrediyorum." "Defol git ha! Ben zaten burada çalışmak istemedim"

English: Ali annoyed everyone with his constant complaints.
Turkish: Ali sürekli şikâyetleri ile herkesi rahatsız etti.

English: Both complaints were dismissed.
Turkish: Her iki şikayet de reddedildi.

Plaints ingilizcede ne demek, Plaints nerede nasıl kullanılır?

Complaints : Sitem. Ağlayıp sızlanma. Suçlama. Şikayetler. Şikayet sebebi. İftira. Şikayet. Yakınma. Dert. Rahatsızlık.

Had no complaints : Şikayetleri olmadı. İtirazları yoktu. Olumsuz eleştiri yapmadı. Yakınmaları olmadı.

Has complaints : Eleştirisi var. Şikayetleri var. Yakınmaları var.

Plaint : Suçlama. Dava. Figan. Hüzün ifadesi. Şikayet. Feryat. Keder. Dava dilekçesi. Yakınma. Şikayet mevzuu.

 

Plaintext : Şifresiz metin. Şifresiz belge. Düzyazı. Açık belge.

Bill of complaint : Dava talebi. Layiha. Şikayet dilekçesi.

Complaint : Karşıtlama. Suçlama. Sitem. İftira. Ağlayıp sızlanma. Hastalık. Dert. Yakınma. İsnat. Keder.

Bilious complaint : Karaciğer rahatsızlığı.

Plaintively : Hüzün dolu bir şekilde.

Party plaintiff : Davacı taraf.

İngilizce Plaints Türkçe anlamı, Plaints eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plaints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ornamental : Cafcaflı. Süs bitkisi. Süs olarak kullanılan. Süslü. Bezemeli. Süsleyici. Süs. Dekoratif. Nakışlı.

Clamour : Çığlık. Patırtı. Bağırıp çağırmak. Yaygara. Gürültü. Gürültü etmek. Feryat etmek. Haykırmak. Yaygara koparmak.

Cap : Bit takımyıldızın ve bir burcun adı; oğlak takımyıldızı ve oğlak burcu. Kapamak. Oğlak. Kapatmak. Sırlamak. Borunun ağzına doğrudan doğruya takılan bir tapa cinsi. Geçmek. Örtmek. Geçme taba. Kapak.

Biennial : İki yıl süreli. İki senelik. İki yıllık. İki yıl ömürlü. Yılaşırı. İki yıl yaşayan bitki. İki senede bir olan. İki yıl yaşayan. İki yılda bir olan. İki yıl süren.

Hood : Örtmek. Tepelik. Katlanır araba üstü. Dedantör. Kukuleta. Kaporta. Yeraltı dünyasından biri. Kukuleta giydirmek. Kapüşon. Motor kapağı.

Grouses : Sızlanmak. Şikayet etmek. Ormantavuğu. Homurdanmak. Bir tür keklik. Yakınmak. Söylenmek. Çok iyi.

Allegation : Sav. İtham. Bahane. Özür. İthamname. İleri sürme. İddia. Mazeret.

Distillery : İçki yapılan yer. İmbik. İçki fabrikası. Damıtımevi. Damıtma tesisi. Damıtık içki fabrikası. Damıtma yeri. İçki yapan fabrika. Damıtıcı aygıt. İçki imalathanesi.

 

Acrogen : Ağaç gövdelerinde yetişen çiçeksiz bitki. (botanik terimi) sadece gövdesinin tek ucundan büyüyen çiçeksiz bitki.

Plaints synonyms : plantae, autophytic plant, monocarp, industrial plant, holophyte, non flowering plant, plant structure, plant life, garden plant, monocarpous plant, autophyte, autotrophic organism, monocarpic plant, pot plant, plant part, epiphytic plant, kingdom plantae, air plant, houseplant, tracheophyte, sewage disposal plant, disposal plant, myrmecophyte, poisonous plant, court case, bill of indictment, packinghouse, saltworks, vascular plant, charge, annual, epiphyte, murmur.

Plaints zıt anlamlı kelimeler, Plaints kelime anlamı

Plaints antonyms : unobvious.