Playmate türkçesi Playmate nedir

  • Oyun arkadaşı.
  • Oyun arkadaşı (çocuğun).

Playmate ile ilgili cümleler

English: He wants a playmate.
Turkish: O bir oyun arkadaşı istiyor.

Playmate ingilizcede ne demek, Playmate nerede nasıl kullanılır?

Playmates : Oyun arkadaşı (çocuğun). Oyun arkadaşı.

Playmaker : Oyun kurucu.

Displayman : Reklam yapımcısı. Dekoratör.

Play a part : Rol oynamak. Rol almak. Katılmak. Rol yapmak. Bir rolü oynamak. Yer almak. Payı olmak.

Play a role : Rol yapmak. Payı olmak. Rol oynamak.

Play by ear : Doğaçlama hareket etmek veya karar vermek. İçinden geldiği gibi hareket etmek veya karar vermek. Duruma göre hareket etmek. Olanlara ayak uydurmak. Notasız çalmak. Kafasına göre hareket etmek veya karar vermek. O an canı nasıl istiyorsa veya plansız hareket etmek veya karar vermek.

Play ball : Oyuna başlamak. İşbirliği yapmak. Her şeye evet demek. Katılmak. Huyuna suyuna gitmek. Beraber çalışmak. Birlikte çalışmak. Top oynamak. Nabza göre şerbet vermek. İmece yapmak.

Play by play : Ayrıntılı. Dakikası dakikasına veren.

Play at : Oynamak (çocuk dilinde). Yapar gibi görünmek. Katılmak. Oynamak.

Play apparatus : Oyun sırasında çocukların kullandıkları ve yararlandıkları araçlar. Oyun araçları.

İngilizce Playmate Türkçe anlamı, Playmate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Playmate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Companion : El kitabı. Kılavuz. Birbirini tamamlayan ya da birbirine uyan bir çift şeyden her biri. Yardımcı. Ahbap. Yoldaş. Bakıcı. Arkadaşlık etmek. Bir çiftyıldızın kütle bakımından küçük olan bileşeni.

Associate : Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. İlişkilendirmek. Birleştirmek. Düşünmek. Benzetmek. Bağdaştırmak. Arkadaş. İşbirliği yapmak. İş arkadaşı. Birliktelik kurmak.

Partner : Arkadaş. Ortak. . Dam. Yarıcı. Erkek arkadaş. Kavalye. Ortak etmek. Şirket sermayesine katılan kişi.

Comrade : Yoldaş. Yazgı arkadaşı. Arkadaş. Dost.

Fellow : Hemcins. Akademi üyesi. Benzer. Aynı dereceden kimse. Dost. Bir bilim kurumunun üyesi. Arkadaş. Yakın arkadaş. Aynı tür. Emsal.

Familiar : Yaygın. Arkadaş. Samimi arkadaş. İçli dışlı. Yakın dost. İçten. Bilinen. Samimi. Aşina. Alışılmış.

Playmate synonyms : playmates, playfellow, playfellows.

Playmate ingilizce tanımı, definition of Playmate

Playmate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A companion in diversions. A playfellow.