Pleater türkçesi Pleater nedir

  • Plise makinesi.

Pleater ingilizcede ne demek, Pleater nerede nasıl kullanılır?

Pleaters : Plise makinesi.

Pleated : Plise. Katlanmış. Plili. Kıvrıkmış. Kıvrımlı. Kırmalı. Büzgülü.

Accordion pleat : Akordeon pli. Bazı malzemelerden yapılan eşit genişlikte dalgalı farklı yönleri olan kalıcı katlama.

Box pleat : Çift plise.

Pleat : Pasta. Kıvrım. Plise. Kırma. Katlamak. Pli. Dürüm. Pili. Pens. Kırmak.

On the plea of : Bahanesiyle.

Accordion pleats : Akordeon pli. Bazı malzemelerden yapılan eşit genişlikte dalgalı farklı yönleri olan kalıcı katlama.

Accordion pleating : Akordeon pli.

Compleat : Tüm (complete'in eski yazılışı).

Plea of guilty : Suçun kabullenilmesi. Suçu kabul etme. Suçun kabulü. Suçlu kabul etme. Suçu kabullenme.

İngilizce Pleater Türkçe anlamı, Pleater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pleater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afterward : Daha sonra. Sonradan. Sonra.

Tuckers : Boyun atkısı (kadın). Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Korse içine giyilen dantel yelek. Yormak. Bıktırmak. Tıkıştıran. Yorgunluk. Şömizet. Yiyecek.

After : Sonrası. Sonra. Arayışında. Ardından. Arkasından. Tarihinden sonra. Sonra gelen. Dikten sonra. Sonrasına. Sonraki.

 

Afterwards : Daha sonra. Sonra. Sonraları. Ondan sonra. Bilahare. Sonradan. Devamında. Daha sonraları.

Later on : Daha sonrasında. Sonradan. Bilahare. İlerleyen zamanda. Devamında. İlerleyen zamanlarda. Daha sonra. İleride. Sonrasında. Daha sonraları.

Subsequently : Arkadan. Bilahare. Sonra. Akabinde. Daha sonra. Sonradan.

Tucker : Şömizet. Yorgunluk. Yiyecek. Bıktırmak. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Tıkıştıran. Bezdirmek. Boyun atkısı (kadın). Yormak.

Tuckering : Yormak. Bıktırmak. Boyun atkısı (kadın). Şömizet. Bezdirmek. Yorgunluk. Korse içine giyilen dantel yelek. Yiyecek.

Pleater synonyms : pleaters.

Pleater zıt anlamlı kelimeler, Pleater kelime anlamı

Lesser : Daha küçük. Küçük olanı. Daha az önemli. Kiralayan. Daha az. İkinci derecedeki.

Employee : Adam. Görevli. Müstahdem. Memur. Eleman. Personel. Hizmetli. Çalışan. İşçi.

Follower : Başlık. Ahşap başlık. Kuyruk. Yandaş. Mürit. Baskıcı. Taraftar. Destekçi. Takipçi. Havari.

Pleater antonyms : inferior.