Plotted türkçesi Plotted nedir

  • Kroki üzerinde göstermek.
  • Parsellemek.
  • Plan üzerinde işaretlemek.
  • Kumpas kurmak.
  • Planını çıkarmak.
  • Çizilmiş.
  • Yerini belirlemek.
  • Grafik içine koyulmuş veya yerleştirilmiş.
  • Grafiğini çizmek.

Plotted ingilizcede ne demek, Plotted nerede nasıl kullanılır?

Empty cells plotted as : Boş hücrelerin çizim şekli.

Not plotted : Çizili değil.

Plotter : Pilotlayıcı. Kışkırtıcı. Çizici. Bir veri işleyici güdümünde, veri olarak tanımlanan noktaları birleştirerek, çıktı olarak bir çizim üreten çevre birimi. Entrikacı. Suikast tertipçisi. Komplo tertipçisi. Plan yapan kimse. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Dessas.

Plotter pens : Çizici kalemleri.

Plotters : Komplocu. Kışkırtıcı. Plan yapan kimse. Entrikacı.

Plotting : Kumpas kurmak. Tersimat. Kroki üzerinde göstermek. Plan üzerinde işaretlemek. Eğri çizme. Yerini belirlemek. Çizim yapma. Grafiğini çizmek. Noktalama. Krokisini çizme.

Drum plotter : Tambur çizici.

Curve plotter : Eğri çizici.

Plottages : Plotaj.

X y plotter : X-y çizicisi. Veri çizicisi.

İngilizce Plotted Türkçe anlamı, Plotted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plotted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scratched : Çizmek. Çıkarmak. Acele ile yazmak. Tırnaklamak. Çizili. Kaşınmak. Karalamak. Kaşımak. Çekilmek.

 

Pinpoints : Kesin olarak yerini belirtmek. İğne ucu. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Tam yerini saptamak. Yerini tam olarak belirlemek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Ufacık nokta. Nokta. Nokta atışı yapmak.

Parcels : Bölmek. Hisselere ayırmak.

Intrigue : Entrika. Entrika çevirmek. İlgisini uyandırmak. Şaşırtmak. Dalavere. Dolap. Kandırmak. İlgisini çekmek. Merakını uyandırmak.

Pinpointing : Yerini tam olarak belirlemek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Ufacık nokta. Tam yerini saptamak. Kesin olarak yerini belirtmek. İğne ucu. Nokta. Nokta atışı yapmak.

Encompasses : Kuşatmak. Sarmak. Kapsamak. Etrafını çevirmek. Neden olmak.

Machinated : Entrika çevirmek. Düzenbazlık etmek. Entrika düzenlemek. Dolap çevirmek.

Parcelling : Parselasyon. Yerbölümleme. İfraz. Hisselere ayırmak. Bölmek. Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi. Parselleme.

Plotting : Serpiştirme. Gözlemleri konumsal değerlerine göre bir eksenler dizgesine yerleştirme. Eğri çizme. Grafik anlatım. Plotin. Noktalama. Çizme. Çizim yapma.

Localize : Yerelleştirmek. Sınırlamak. Yerini saptamak. Birşeyin (belirli bir yerden) çıkmasını önlemek. Lokalize etmek. Mekansallaştırmak. Saptamak. Yereltmek. Belirli bir yere sınırlamak.

Plotted synonyms : localise, drawn, placing, placed, encompassed, parcelled, sketched, planned, intrigues, localizes, divide up into plots, pinpoint, figured, parcel, plots, plot, plat, delineated, parcel out, aforethought, locate, encompass, described, seamed, localizing, encompassing, parceling, plats, portion, lined, localises, pinpointed, machinate.

 

Plotted zıt anlamlı kelimeler, Plotted kelime anlamı

Unpremeditated : Önceden planlanmamış. Önceden tasarlanmamış. Kasıtsız.