Pocketing türkçesi Pocketing nedir

  • Deliğe sokmak (bilardo).
  • Cebe atmak.
  • Gizlemek.
  • Bastırmak.
  • Veto etmek.
  • İç etmek.
  • Cebe indirmek.
  • Sineye çekmek.
  • Cebe koymak.
  • Hazmetmek (hakaret).
  • Belli etmemek.
  • Üstüne yatmak.
  • Çembere almak (savaş).

Pocketing ile ilgili cümleler

English: He was caught in the act of pickpocketing.
Turkish: O, yankesicilik eyleminde yakalandı.

Pocketing ingilizcede ne demek, Pocketing nerede nasıl kullanılır?

Pickpocketing : Yankesicilik. Cepçilik.

Pocket battleship : Cep zırhlısı. Cep kruvazörü.

Pocket book : Cüzdan. Cep kitabı. Cep defteri. El çantası (amerikan ingilizcesi).

Pocket calculator : Cep hesap makinesi. Cep hesap makinası. Küçük hesap makinesi.

Pocket computer : Cep bilgisayarı.

Pocket of magma : Taşyuvarda oluşmuş, bütün dış püskürmeleri besleyen kapalı ve sınırlı magma kütlesi. Magma ocağı.

Pocket receiver : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cep televizyonu. Boyu genellikle 7,5 cm olan, cepte taşınabilecek boyda almaç.

Pocket radio : Cep radyosu. Cep ünalgısı.

Air pocket stock : Piyasa fiyatı beklenmedik bir biçimde ve hızla düşen hisse senedi. Hava boşluğundaki senet.

Pocket dosemeter : Cepte taşınabilecek biçimde tasarlanmış dozölçer. Cep dozölçeri.

İngilizce Pocketing Türkçe anlamı, Pocketing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pocketing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Appease : Yatıştırmak. Gidermek. Sakinleştirmek. Doyurmak. Gönlünü almak. Bastırmak (açlığı vb). Açlığını gidermek. Hafifletmek. Dindirmek.

Stomached : Kursak. Tahammül etmek. Dayanmak. Hazmetmek. Katlanmak. Mide. Karın. Kaldırmak. Sindirmek.

Appropriate : Kendine maletmek. Üstüne oturmak. Uygun. Tahsis etmek. Mülk edinmek. Çalmak. Kendine mal etmek. Münasip. Sahipsiz birşeyi almak. Tensip etmek.

Stood : Katlanmak. Dikilmek. Üstlenmek. Kalmak. Çekilmek. Ayakta. Dayanmak. Kanıtlamak. Ismarlamak.

Appropriated : Ayrılmış. Üstüne oturmak. Kendine maletmek. El koymak. Ayırmak. Tahsis olunmuş. Tayin olunmuş. Muhassas. Tahsis edilmiş.

Dissimulates : Başka türlü göstermek. İki yüzlülük yapmak. Gizlemek (gerçeği). Duygularını gizlemek. İkiyüzlülük etmek. Taslamak.

Appeases : Hafifletmek. Sakinleştirmek. Gönlünü almak. Yatıştırmak. Açlığını gidermek. Gidermek. Doyurmak. Gidermek (açlık). Bastırmak (açlığı vb).

Stomachs : Karın. Dayanmak. Kursak. Hazmetmek. Katlanmak. Tahammül etmek. Kaldırmak. Mide. Sindirmek.

Bear against : Baskı yapmak. Karşı koymak. Sıkıştırmak.

Dissimulating : Duygularını gizlemek. İki yüzlülük yapmak. Gizlemek (gerçeği). Başka türlü göstermek. Taslamak. İkiyüzlülük etmek.

Pocketing synonyms : assuaged, the nick, belied, abideth, nicks, pocket, pocketed, stand for, alleviates, buries, bosomed, stands, assuages, bottle up, siphon off, alleviating, pouches, bear down, appropriates, alleviate, vetoed, stand, appeasing, bag, stiffing, pinch, swallowed, stiff, vetoing, pouching, grin and bear it, bosoms, stomach.