Policy of deficit budget türkçesi Policy of deficit budget nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Açık bütçe politikası.
  • Bilinçli olarak bütçe açığı verilmesi politikası.

Policy of deficit budget ingilizcede ne demek, Policy of deficit budget nerede nasıl kullanılır?

Policy : Tedbir. Prensip. Siyaset. İlke. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü. İdare. Poliçe. Hareket tarzı. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Sigorta belgesi.

Of : Den. Nin. -den. İle ilgili. In. -dan. -li. Li. -nın. -nin.

Deficit : Açık (mali). Zarar. Eksiklik. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). Eksik. Dezavantaj. Açık (hesaplarda). Açık. Hesap açığı. Açık hesap.

Budget : Ödeneklik. Stok. Bütçelendirmek. Bir kentin bir yıl içindeki tüm gelir ve giderlerinin kaynak ve gerekçeleriyle birlikte kestirimini anlatan ve kent yönetim kurullarınca hazırlanıp kent genel kurullarınca benimsendikten sonra kesinleşen dizelge. Gelecek bir dönemde elde edilmesi planlanan ve yapılması öngörülen harcamaları gösteren tablo. Bütçeye koymak. Geçinge. Mali program. Bütçede yer alan para miktarı.

Policy of conformism : Davranışları kurulu düzenin ölçülerinden ayrılan bireyleri ya da toplumsal kümeleri bu ölçülere uygun davranmaya yöneltmek, uymakta olanların da aykırı davranmalarını önlemek amaçlarıyla izlenen toplumsal denetim siyasası. Uymacı siyasa.

 

Policy of openness : Açıklık politikası.

Policy of discrimination : Ayırımcı politika.

Policy of fire insurance : Yangın güvence ödeği. Yanmadan doğma dokuncaları karşılamak amacı ile bağıtlanan güvence ödeği.

Policy of regional hegemony : Bölgesel üstünlük politikası.

İngilizce Policy of deficit budget Türkçe anlamı, Policy of deficit budget eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Policy of deficit budget ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Policy of deficit budget synonyms : abnormal budget receipts, ability to pay principle, a shift in supply, a group shares, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures.