Popcorn türkçesi Popcorn nedir

  • Cinmısırı.
  • Cindarısı.
  • Patlamış mısır.
  • Kıtır.

Popcorn ile ilgili cümleler

English: Ali handed the bowl of buttered popcorn to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye tereyağlı patlamış mısır kasesini uzattı.

English: Ali put the popcorn into the pan and waited for it to pop.
Turkish: Ali patlamış mısırı tavaya koydu ve onun patlamasını bekledi.

English: Ali often eats popcorn when he's watching a movie.
Turkish: Ali film izlerken sık sık patlamış mısır yer.

English: Ali likes popcorn with lots of butter.
Turkish: Ali bol tereyağlı patlamış mısır sever.

English: Ali likes the smell of popcorn popping.
Turkish: Ali patlamış mısır kokusunu seviyor.

Popcorn ingilizcede ne demek, Popcorn nerede nasıl kullanılır?

Popcorns : Kıtır. Patlamış mısır. Cinmısırı. Cindarısı.

Pop in : Kısa bir süre için gelmek. Uğramak. Ansızın girmek. Birini ziyaret etmek. Bir yere uğramak. Pat diye gelmek. Damlamak. Takıvermek. Çıkagelmek. Sokuvermek.

Pop off : Ölmek. Kıyameti koparmak. Kıkırdamak. Çekip gitmek. Ortalığı birbirine katmak. Kakırdamak. Mortoyu çekmek. Zıbarmak. Bağırıp çağırmak. Aniden çekip gitmek.

Pop out : Yuvasından fırlamak (göz). Dışarı çıkmak. Aniden çekip gitmek. Ağızdan kaçmak. Atmak. Yırtık dondan çıkmak. Birdenbire çıkmak. Fırlamak.

 

Pop singer : Pop şarkıcısı. Popçu.

Pop up window : Beliren pencere. Açılır pencere.

Pop up menu : Açılır menü.

Pop the question to : Evlenme teklif etmek.

Pop up waste : Kirli su ağzını tıkamakta kullanılan ve bir düğme ya da kol yardımıyla yükseltilen tıkaç. Kaldırmalı tıkaç.

Be pop eyed : Gözleri faltaşı gibi açılmak. Gözleri yuvalarından fırlamak.

İngilizce Popcorn Türkçe anlamı, Popcorn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Popcorn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Story : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hikaye. Söylenti. Öykü. Kat. Konu. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Anlatı. Makale. Rivayet.

Indian corn : Buğdaygiller (poaceae, gramineae) familyasından, erkek ve dişi çiçekleri aynı bitkinin farklı yerlerinde bulunan, özellikle karadeniz bölgesi'nde tohumları için kültürü yapılan, tohumları hem yaş, hem de kuru olarak yenen, tek yıllık, otsu bitki. Kokoroz. Darı. Mısır.

Storying : Tarih. Efsane. Hikaye. Bina katı. Rivayet. Yalan. Anlatı. Masal.

Corn : Tuzlamak. Salamura etmek. Yerel basınç uygulanan bölgelerde hiperkeratozis ve epidermis kalınlaşmasıyla belirgin iyi sınırlı, kabarık ve gri renkte deri kalınlaşması ve sertleşmesi, kallus, tilom. kemik çıkıntılarının bulunduğu diz, dirsek ve göğüs kemiği gibi bölgelerde daha çok görülür. Darı. Ekin. Mısır viskisi. Tane. Mısır. Nasır. Hububat.

 

Maize : Buğdaygiller (poaceae, gramineae) familyasından, erkek ve dişi çiçekleri aynı bitkinin farklı yerlerinde bulunan, özellikle karadeniz bölgesi'nde tohumları için kültürü yapılan, tohumları hem yaş, hem de kuru olarak yenen, tek yıllık, otsu bitki. Darı. Kansas eyaletinde şehir. Mısır.

Popcorn synonyms : zea mays, zea mays everta, edible corn, popcorns.