Porosity türkçesi Porosity nedir
- Bir özdek kütlesi içindeki mini ölçekte oluklardan her biri.
- Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Gözenek.
- Porozite.
- Gözenekli yapı.
- Gözenekli oluş.
- Gözeneklilik.
- Katı bir özdeğin çok küçük oylumlu boşluklarla kaplı olması.
- Üzerinde küçük delikler olma hali, gözenekli yapıya sahip olma hali, gözeneklilik. küçük delik, gözenek.
- Boşluk.
- Bir kayaçtaki gözeneklerin tüm oylumu ile kayacın tüm oylumu arasındaki orantı.
Porosity ingilizcede ne demek, Porosity nerede nasıl kullanılır?
Porosity coefficient : Bir katıdaki gözeneklerin oylumca yüzdesi. Gözeneklilik katsayısı.
Porosity of deposits : Depozit gözenekliliği. Bırakma gözenekliliği.
Apparent porosity : Görünür gözeneklilik. Görünür porozite. Görünen porozite. Görünen gözeneklilik.
Degree of porosity : Gözeneklilik derecesi. Porozite derecesi.
Effective porosity : Etkin gözeneklilik. Efektif gözeneklilik. Etkin porozite. Etken gözeneklilik. Efektif porozite.
Porosimetry : Gözeneklilik ölçümü. Gözenek ölçümü.
Porosimeter : Gözenekölçer. Katı özdeklerin gözenekliliğini, başka bir deyimle akışkanlarla ilgili geçirgenliğini ölçen aygıt. Porozimetre. Porosimetre.
Porosities : Porozite. Gözenekli yapı. Gözenekli oluş. Boşluk. Gözeneklilik.
Imporosity : Gözeneklilik. Emporozite.
Porosis : Delikli görünüm. Foroz. Porozis.
İngilizce Porosity Türkçe anlamı, Porosity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Porosity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Caverning : Kavern. Oyuk. Büyük ve derin mağara. İn. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Geniş yeraltı açıklığı. Mağara. Büyük mağara.
Foramen : Küçük delik. Çatlak. Delik. Geçit. Foramen. Yarık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikçikler, foramen.
Area : İata'nın üç coğrafi bölgesinden biri. Civar. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Harekat bölgesi. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Yersel alan. Bölge. Yöre. Mesaha.
Permeability : Bir zarın, iki tarafında bulunan maddeleri bir taraftan diğer tarafa geçirebilme yeteneği, permeabilite. Bir zarın, iki tarafında bulunan maddeleri bir taraftan diğer tarafa geçirebilme yeteneği. permeabilite. Geçirimlilik. Birim zar alanı başına geçişi ölçen katsayı. Bir özdek içinde oluşturulan mıknatıssal akımın, nuknatıslayıcı kuvvete oranı. basınçlı bir uçunun gözenekli bir özdekten sızım hızı. Permeabilite. Biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kimi kayaç ve katmanlarda görülen, suyu emip alt katmanlara sızdırma niteliği, bk. geçirimsizlik. Su geçirgenliği. Geçirilgenlik.
Abysms : Uçurum. Sonsuz derinlik (şiir). Sonsuz derinlik.
Black out : Hafızanın bilinç onayını bastırmak. Sahnedeki tüm ışıkları kapatmak. Tam karanlık. Okunamaması için bir yazının bir kısmını siyah renkle karalamak. Elektrik kesintisine neden olmak. Elektrikler kesilmek. Işıklar gitmek. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Geçici olarak bilincini kaybetmek. Elektrikleri kesmek.
Pinholes : İğnenin girdiği delik. İğne deliği. İğneucu benek. Pim deliği. Gaz delikciği. İğne ile açılmış delik. Küçük delik. Delik.
Stoma : Epidermis dokusunda bitkilerin gaz alışverişini yapan, yaprak dokusundan su buharının geçişini hızlandıran ve epidermis hücrelerinden farklı olarak klorofil içeren, böbrek biçimindeki iki hücrenin aralarında açıklık bırakarak oluşturdukları yapılar. Ağız, delik, açıklık. Ağız (zooloji terimi). Ağız. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Epidermis dokusunda bitkilerin gaz alış verişini yapan yaprak dokusundan su buharının (terleme) geçişini hızlandıran ve epidermis hücrelerinden farklı olarak klorofilli, böbrek şeklindeki iki hücrenin aralarında açıklık bırakarak oluşturdukları yapılar. stoma. Stoma. Gözenek (botanik terimi).
Blankest : Silmek. Tam. Feshetmek. Şaşırmış. Açık. Yazısız kağıt. Boş. Anlamsız. Çıkarmak.
Porosity synonyms : eubstance, vugs, consistency, abysses, blankness, cavern, abyss, blanking, blank, aperture, porousness, porosities, pore, pores, consistence, caverns, abysm, blanker, pinhole, sponginess, body, permeableness, cavitation, vug, imporosity.
Porosity zıt anlamlı kelimeler, Porosity kelime anlamı
Solidity : Ekonomik saygınlık. Sertlik. Dayanıklılık. Muteber olma. Sağlam olma. Güvenirlik. Metanet. Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Katılık.
Impermeability : Geçirmezlik. Geçirmeme. Su geçirmeme özelliği. İmpermeabilite. Geçirimsizlik. Sızdırmazlık.
Porosity ingilizce tanımı, definition of Porosity
Porosity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being porous. Opposed to density.

Bu kısımda Porosity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Porosity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Porosity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Porosity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.