Pinholes türkçesi Pinholes nedir

  • Küçük delik.
  • İğneucu benek.
  • Pim deliği.
  • İğne deliği.
  • İğne ile açılmış delik.
  • İğnenin girdiği delik.
  • [#göz Gözenek].
  • Delik.
  • Gaz delikciği.

Pinholes ingilizcede ne demek, Pinholes nerede nasıl kullanılır?

Pinhole : İğnenin girdiği delik. Gözenek. İğneucu benek. Pim deliği. Gaz delikciği. Delik. İğne ile açılmış delik. Küçük delik. İğne deliği.

Pinhead : Küçük ve önemsiz şey. Kuş beyinli. Küçük kafalı. Topluiğne başı. İğne başı. Beyinsiz. Toplu iğne başı. Mankafa.

Pinheadedness : Budalalık. Aptallık.

Pinheads : Küçük kafalı. Mankafa. İğne başı. Beyinsiz. Küçük ve önemsiz şey. Toplu iğne başı. Topluiğne başı. Kuş beyinli.

İngilizce Pinholes Türkçe anlamı, Pinholes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pinholes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boring : Usandırıcı. Bıktırıcı. Sondaj. Bıktıran. Can sıkıcı. Boğucu. Sıkıcı. Bayıcı. Tuzsuz.

Den : Çıkmaz. Zor durum. Sığınak. Karanlık oda. Yatak. Uğrak. Çalışma odası. Batakhane. İn.

Cavity : Kavite. İçi parlatılmış, değişmez sıcaklıkta kalabilen bir küre ve çok küçük bir delik. bu delikten içeri gönderilen ışık içerde sonsuz sayıda yansır; böylece ışık tüm soğurulmuş olur. bu da kara cisim koşulunu sağlar. Çukur. Akımmıknatıssal dalgalarla belirli sıklıkta çınlanıma giren uygun boyutlu boş oylum. Diş çukuru. Fizik, uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kovuk. Boşluk. Çürük.

 

Fossette : Gamze. Oyuk. Çukur.

Cavities : Çürük. Oyuk. Kovuk. Çukur. Boşluk.

Needle eye : Yurdu. İğne gözü.

Centesis : Delinme. Delme.

Pores : Boşluklar. Gözenekler. Ara boşluklar. Mesamat.

Pinholes synonyms : puncture, pinhole, vugs, bore, pin hole, porosity, fenestra, vug, aperture, pinpricks, eyelet, pinprick, small hole, meal, cavum, foramen, pore, blowout, eye, fenestrae, eyehole, bores, eyelets, bored, stoma, blowouts, eye of a needle, apertures, eyeholes.