Portals türkçesi Portals nedir

Portals ingilizcede ne demek, Portals nerede nasıl kullanılır?

Portal crane : Köprülü gezer vinç. Kedili vinç. Liman vinci. Kedi arabalı vinç. Portal vinç. Köprülü vinç.

Portal hypertension : Portal hipertansiyon. Kapı toplardamarında kan basıncının anormal derecede artışı.

Portal obstruction : Portal obstrüksiyon. Portal dolaşımın tıkanması veya engellenmesi. bağırsaklardan karaciğere kanı nakleden büyük damara üzerine basınç yapan oluşumlar veya karaciğer fibrozisinin bir sonucu olarak biçimlenir, asites ve ishalle sonuçlanır.

Portal vein : Kapı toplardamarı. Karaciğer kapı venası. Kapısal damar. Karaciğer kapı damarı. Kanı, sindirim kanalı, dalak ve pankreastan karaciğere taşıyan damar ya da damar sistemi. Portal damar.

Portal venography : Portal venografi. Portal venin kontrast madde verilerek grafisinin alınması.

Portal : Kapı (ile ilgili). Ana kapı. Ana giriş. Kapısal. İnternet anakapısı. Kapı. Taçkapı. Giriş kapısı. Büyük kapı. İnternet portalı.

Porta : Kapı.

Congenital portal systemic shunt : Fetüste normal olarak vena cava caudalis ile vena porta’yı birbirine bağlayan ductus venosus, doğuma yakın bir dönemde veya doğumdan kısa bir süre sonra ortadan kalkmaması ve bu iki damar arasındaki bağlantı kesilmemesiyle belirgin yapılış bozukluğu. Doğuştan portal sistemik şant.

 

Portable cage : Hayvanların taşındığı kafes. Taşıma kafesi.

Portability : Taşınabilme. Taşınırlık. Taşınabilirlik.

İngilizce Portals Türkçe anlamı, Portals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Portals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deaf person : Sağır.

Searcher : Arayan. Araştırmacı. Araştıran. Araştıran kişi. Sonda. Arayıcı. Arama yapan kimse.

Primitive : Primitif. Yabanıl. Önceki. Pirimitif. Evvelki. İlk insan. Gelişecek olan bir şeyin ilk biçimi, embriyoda herhangi bir organ veya oluşumun başlangıçtaki taslak biçimi. gelişmemiş, ilkel, basit. ham, kaba, işlenmemiş. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. İlkel.

Linguist : Dilci. Dilbilimci. Yabancı diller uzmanı. Yabancı diller üzerine çalışan ve bu dilleri iyi bilen kimse. Dil uzmanı. Dil bilimcisi. Dil öğrenen kimse.

Polyglot : Birçok dilde. Çok dil bilen kimse. Birçok dili kapsayan. Çok dillilikle ilgili veya ona ait olan. Çok dilde basılmış kitap. Birden çok dil bilen kimse. Çok dilli. Çok dil bilen. Poliglot.

Passer : Geçen kişi. Pas veren oyuncu. Serçe. Aktarıcı.

Sort : Çeşit. Sıralamak. Ayırmak. Tasnif etmek. Ayıklamak. Tip. Sınıflandırmak. Öğeleri, belirlenmiş ölçütlere göre öbeklere ayırmak. ayıklamak bir düzenlemeyi gerektirir ama zorunlu olarak bir sıralamayı gerektirmez; öbekler herhangi bir biçimde düzenlenebilir, bk. sıralamak. Bölümlemek. Ayırmak (bir şeyleri başka şeylerden).

Aries : Koç takımyıldızı (astronomi terimi). Koç (astronomi terimi). Koç burcu. Koç takım yıldızı. Koç. Koç burcu (astronomi terimi).

 

Captor : Zapteden. Esir alan kimse. Ele geçiren kimse. Esir alan kişi. Tutsak eden kimse. Tutan kimse. Ganimetçi. Hükümet izniyle savaşan korsan gemisi. Tutsak eden kişi.

Nondescript : Alelade. Ne idüğü belirsiz. Yavan. Tarif edilemez. Tanımlanamaz. Kolay tanımlanamaz. Tuhaf. Ne olduğu belirsiz. Sıradan. Sınıflandırılamaz.

Portals synonyms : good guy, visually impaired person, sloucher, survivalist, thin person, quester, swayer, muscleman, red header, musclebuilder, shitter, money dealer, untier, spousal equivalent, physical body, nonperson, transexual, totemist, social dancer, monolingual, disentangler, heterosexual person, wealthy person, mover and shaker, cloud seeder, small person, redheader, propositus, common person, large person, squint eye, toucher, surrenderer.

Portals zıt anlamlı kelimeler, Portals kelime anlamı

Liberator : Kurtarıcı. Azat eden kimse. Azat eden.

Juvenile : Genç erkek rolü. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Gençliğe ait. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Gençlere özgü. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Çocuksu. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Olgunlaşmamış.

Resident : İkamet eden. Bir yerde oturan veya sakin. Stajyer doktor. Bir yerde oturan. Yerleşmiş olan kimse. İkamet eden kimse. Oturan. Yerleşik. Yurtiçinde yerleşik.

Portals antonyms : unemotional person, religious person, nonreligious person, good person, good guy, smoker, pessimist, female, drinker, extrovert, acquaintance, creditor, member, introvert, granter, leader, withholder, bad guy, worker, bad person, adult, fat person, debtor, stranger, agonist, follower, loser, male, partisan, infinite, heavenly, immortal.