Posteriori türkçesi Posteriori nedir

  • Deney sonucu elde edilen.
  • Sonradan gelenler.
  • Soncul.

Posteriori ingilizcede ne demek, Posteriori nerede nasıl kullanılır?

A posteriori analysis : Ardıl çözümleme. A posteriyori analiz.

A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.

A posteriori distribution : Sonsal dağılım.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

A posteriori knowledge : A posteriyori bilgi.

A posteriori probability : Ardıl olasılık.

Posteriority : Sonradan gelme.

A posteriori : Endüksiyon kullanılan. Hadiseden sonra. Tümevarımsal. Sonsal. Sonuçtan yola çıkarak sebebi bulma. Nedenini etkileyen. Bilinen sebeplerden kaynaklanan. Doğmasına neden olan. Artçıl. Emrivaki.

Posterior inference : Ardıl çıkarsama.

Posterior distribution : Sonsal dağılım. Ardıl dağılım.

İngilizce Posteriori Türkçe anlamı, Posteriori eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Posteriori ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caudal : Kuyruğa benzer. Kaudal. Kuyruk gibi. Kuyruğa doğru. Kuyruklu. Kuyruk. Kuyruk (ile ilgili). Kuyrukla ilgili.

Back : Ayak arkası. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Arka çıkmak. Savunucu. Geçmişte. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Vazgeçmek. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Geride. Arkalık.

 

Retral : Geride veya arkada. Geriye doğru giden.

Hind : Dişi geyik. Art. But. Geri. Geride olan. Arka. Arkadaki.

Later : Sonradan. Sonra. Daha sonra. Sonraki. Bilahare.

Position : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Sav. Durmak (bir yerde). Statü. İş. Durum. Yerini belirlemek. Görüş. Konumlanmak.

Ulterior : Ötedeki. Sonraki. Açığa vurulmamış. Öte yandaki. Saklı. Gizli. Uzaktaki. İtiraf edilmemiş.

Hinder : Alıkoymak. Tebelleş olmak. Set çekmek. Aksamak. Köstek olmak. Aksatmak. Engellemek. Engel olmak. Mani olmak. Sonraya kalmak.

Subsequent : Sonradan ortaya çıkan. İzleyen. Daha sonraki. Sonradan gelen. Müteakip. Sonraki. Sonra gelen. (belirli bir olayı) takip eden.

Posteriori synonyms : spatial relation.

Posteriori zıt anlamlı kelimeler, Posteriori kelime anlamı

Front : Önde yer alan. Yönelmek. Önde bulunan. Çehre. Önderlik etmek. Önünde bulunmak. Hareket. Öndeki. Önemli mevki. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi.

Anterior : İlerde. Önceki. Ön, önde bulunan, ön kısımla ilgili, anteriyor. Ön. Daha eski. Anteriyor. Bir hayvanın ya da bir parçasının bir eksene göre önde olan bölgesi; insan anatomisine göre ventral bölge; karın tarafı. ön. Ön taraftaki. Ön. önde bulunan, ön tarafta bulunan. Önde bulunan.

Antecedent : Öncül. Önerti. Evvelki. Önce gelen. Mukaddem. Evvel. Önceki. Takaddüm eden. Yerine zamir gelen isim. Sabık.