Pouter türkçesi Pouter nedir

Pouter ingilizcede ne demek, Pouter nerede nasıl kullanılır?

Pouters : Asık suratlı. Kafasını şişiren balık. Kursağını şişiren güvercin. Somurtkan tip. Suratsız.

Spouter : Fışkıran petrol kuyusu. Lafebesi. Çenesi kuvvetli. Tumturaklı konuşan kimse. Su fışkırtan balina. Çenesi düşük.

Spouters : Çenesi kuvvetli. Tumturaklı konuşan kimse. Çenesi düşük. Lafebesi. Fışkıran petrol kuyusu. Su fışkırtan balina.

Pouted : Dudak bükmek. Somurtmak. Darılmak. Somurtma. Surat asmak. Surat asma. Mezgit türünden bir balık. Dudak bükme. Dudaklarını uzatmak. Surat etmek.

Spouted : Tumturaklı konuşmak. Yüksek sesle okumak. Püskürtmek. Fışkırmak. Akıtacaklı. Ezbere okumak. Fışkırtmak. Püskürmek. Heyecanla okumak.

Bullpout : Yayın balığı.

Eel pout : Zoarcidae familyasından denizin dibinde yaşayan herhangi bir deniz balığı. Yılanbalığına benzeyen balık. Tatlı su gelinciği.

Dropout rate : Okulu bırakanların oranı. Okulu terk edenlerin oranı.

Downspout : Yağmur suyu iniş borusu. Yağmur iniş borusu. Yağmur borusu. Yağış sularını çatıdan alarak aşağıya taşıyan boru. Yağmur oluğu. Suyu çatıdan yeryüzüne yönlendiren boru. İniş borusu.

 

Dropout : Okulu yarım bırakan öğrenci. Okulu bırakan öğrenci. Toplumdan kopan kimse. Öğrenimini tamamlamayan kimse. Başka bir yaşam biçimi için toplumdan kopan kimse. Okulu yarım bırakan kimse. Okuldan terk. Topluma ters düşerek ayrı duran kimse. Okulu bırakmış.

İngilizce Pouter Türkçe anlamı, Pouter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pouter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pout : Dudak bükmek. Darılmak. Dudak bükme. Somurtma. Surat asmak. Mezgit türünden bir balık. Surat etmek. Surat asma. Hafifçe dudak bükmek.

Saturnine : Saturnin. Soğuk. Somurtkan. Kurşun emiliminden dolayı. Kurşun zehirlenmesi tarafından sebep olunan. Kurşun zehirlenmesinden acı çeken. Kasvetli. Alaycı bir yönü olan. Alaylı.

Grouty : Somurtkan. Aksi.

Dour : Haşin. Asık yüzlü. Soğuk. Ters. Aksi. İnatçı. Sert.

Gnarled : Boğumlu. Pürüzlü. Eğri büğrü. Budaklı. Huysuz. Yamuk yumuk. Boğum boğum. Yamru yumru. Çarpık çurpuk.

Glummest : Üzgün. Hüzünlü. Kasvet veren. Abus. Somurtkan.

Grouchy : Huysuz. Hiç memnun olmayan. Mızmız.

Sourpuss : Memnuniyetsiz kimse. Hoşnutsuz kimse (gayriesmi).

Glummer : Hüzünlü. Üzgün. Kasvet veren. Abus. Somurtkan.

Grum : İnatçı. Huysuz. Gırtlaktan gelen. Sert.

Pouter synonyms : picklepuss, pouter pigeon, gloomy gus, unwelcome person, pigeon, sulkier, grumpiest, grumpy, grumps, sourpusses, repining, grouchiest, pouts, grim, grimmest, glum, darkest, lugubrious, straight faced, morose, pouters, darker, persona non grata, grumpier, grouchier.

Pouter ingilizce tanımı, definition of Pouter

Pouter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, pouts.