Premediate türkçesi Premediate nedir

Premediate ingilizcede ne demek, Premediate nerede nasıl kullanılır?

Premedical : Tıp-öncesi. Tıp öğrenimi öncesi. Tıp eğitimine hazırlık. Tıp öğrenimine hazırlayıcı. Hekimliğe giriş.

Premedication : Ön ilaç tedavisi. Ön anestezi. Premedikasyon. (ilaç bazlı) ön tedavi.

Premedieval : Ortaçağ öncesine ait.

Premeditate : Tasarlamak. Taammüden yapmak. Önceden tasarlamak. Önceden düşünmek. Planlamak. Önceden planlamak.

Premeditated : Planlamak. Taammüdü. Önceden planlanmış. Kasti. Önceden düşünmek. Önceden tasarlanmış. Taammüden yapılmış. Tasarlamak.

Premeditated murder : Kasten öldürme. Kasıtlı cinayet. Taammüden adam öldürme. Kasıtlı adam öldürme. Taammüden cinayet. Planlanmış cinayet. Planlı cinayet.

Unpremeditated : Önceden tasarlanmamış. Önceden planlanmamış. Kasıtsız.

Premed : Tıp hazırlık dersleri.

Premeditatedly : Önceden tasarlayarak. Önceden düşünerek.

Premeditating : Tasarlamak. Taammüden yapmak. Önceden tasarlamak. Planlamak. Önceden planlamak. Önceden düşünmek.

İngilizce Premediate Türkçe anlamı, Premediate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Premediate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rectify : Doğrultmak. Uzunluğunu ölçmek (eğri). Taşlamak. Düzeltmek. Adam etmek. Tasfiye etmek. Rektifıye etmek. Doğru akıma çevirmek. Damıtmak. Dalgalı akımı doğru akıma çevirmek.

Beareth : Katlanmak. Üretmek. Bear (doğurmak). Acı çekmek. Dayanmak. Taşımak. Doğum yapmak. Doğurmak. İmal etmek.

Be a party to : Taraf olmak. Ortak olmak. Hissedar olmak. Katılmak.

Muse : Üzerinde düşünmek. Sanat tanrıçası. Şiir tanrıçası. Kafa yormak. Kafa patlatmak. Derin derin düşünmek. Esin perisi. Derin düşüncelere dalmak. Düşünceye dalmak. Dalmak.

Defend : Reddetmek. Himaye etmek. Korumak. Arkasında olmak. Saklamak. Kanat açmak.

Afforce : Sağlamlaştırmak. Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek.

Argue for something : İddia etmek.

Contemplate : Düşünüp taşınmak. Dalmak. Dikkatle izlemek. Üzerinde düşünmek. Niyetinde olmak. Seyretmek. Tasarlamak. Bakmak. Niyet etmek. Kafa yormak.

Argue : İleri sürmek. İkna etmek. Münakaşa etmek. İddia etmek. Kandırmak. İtiraz etmek. Belli etmek. Göstergesi olmak. Atışmak.

Excogitate : Kafa patlatmak. Çıkarmak. Düşünerek bulmak. Düşünüp bulmak. Düşünmek. Kafa yormak. Üzerinde düşünmek.

Premediate synonyms : ruminate, assists, accommodate with, argues, championing, assisting, arguing, speculate, pled, right, assert, championed, advocate, bolster, defends, chew over, amend, bear somebody out, advocated, asserts, argue for, pleaded, defended, mull over, argued, mull, ponder, back up, champion, think over, correct, assist, be with.

Premediate zıt anlamlı kelimeler, Premediate kelime anlamı

Falsify : Üzerinde oynamak. Kalpazanlık yapmak. Belgede tahrifat yapmak. Yanlışlamak. Yanıltmak. Tahrifat yapmak. Oynama yapmak. Taklit etmek. Çarpıtmak (gerçekleri). Değiştirmek.

Unintended : İstemeden yapılan. Kasıtsız.

Unplanned : Hesapsız. Planlanmamış. Plansız.

Premediate antonyms : unpremeditated.

Premediate ingilizce tanımı, definition of Premediate

Premediate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To advocate.