Prestigious türkçesi Prestigious nedir

Prestigious ile ilgili cümleler

English: He is a prestigious and influential member of the Democratic Party.
Turkish: O, Demokratik Parti'nin prestijli ve etkili bir üyesidir.

English: The ingenious man received the prestigious award for the first time.
Turkish: Zeki adam ilk kez prestij ödülü aldı.

English: In 1995, Andou received architecture's most prestigious award.
Turkish: Andou 1995 yılında mimarlığın en prestijli ödülünü aldı.

Prestigious ingilizcede ne demek, Prestigious nerede nasıl kullanılır?

Prestigiousness : Prestijlilik.

Prestige : İtibar. Normalden daha yüksek sınıf veya standart. Saygınlık. Bir bireye ya da bir toplumsal kümeye başka birey ya da kümelerle olan ilişkilerinde üstünlük sağlayan toplumsal-ekonomik durum ya da orun. Tesir. Prestij. Nüfuz. Ün.

Prestige linked question : Kişileri olduklarından daha üstün, beklenene daha uygun görünmeye yönelten yanlı soru. Saygınlık ilintili soru.

Prestige pricing : Tüketicilerin piyasada satılan malın fiyat ve kalitesi arasında tek yönlü doğrudan bir ilişkinin olduğuna inandığı durumda, malın kalitesinin yüksek olduğu izlenimi yaratılarak fiyatın yüksek olarak belirlenmesi. Prestij fiyatlandırma. Prestij amaçlı fiyatlandırma. Saygınlık fiyatlandırması.

 

Prestiges : Ün. Saygınlık. Normalden daha yüksek sınıf veya standart. Nüfuz. Tesir. Prestij. İtibar.

Enhancing his prestige : Etkisini veya nüfuzunu artırma. İtibarını yükseltme. Prestijini artırma.

İngilizce Prestigious Türkçe anlamı, Prestigious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prestigious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Known : Tanınan. Bilinen. Muayyen. Bilinilen. Bildik. Belli. Sayılı. Bilindik. Malum.

Acknowledged : Usulü dairesinde. Muteber. Tanınmak. Musaddak. Tanınan. Tasdik edilmiş. Kabul edilen.

Commanding : Hakim olan. Komuta. Yetkili. Komuta etme. Emreden. Etkili. Hükmetme. Birinci sınıf. Hükmeden.

Powerful : Kudretli. Kuvvetli. Çok miktarda. Kuvvet. Ensesi kalın. Erkli. Güçlü. Muhteşem. Yetkili. Etkili.

Celebs : Ünlü kimse. Şöhret. Ün. Tanınmış kimse.

Esteemed : Muazzez. Saygıdeğer. Sayın. Şerefli. Muteber. Hatırı sayılır.

Honorable : Yüce. Muhterem. Saygıdeğer. Şerefli. Namuslu. Onurlu. Sayın.

Honored : Onur duymuş. Onurlu. Şereflendirilmiş. (çek veya bono) karşılığı olan. Şerefli. Şeref duymuş. Muazzez. Müşerref. Şereflendirilen.

Notable : Göze çarpan. Tanınmış kişi. Şöhret. Unutulmaz. Saygın kişi. İleri gelen kimse. Tanınmış kimse. İleri gelen veya saygın kişi.

Celeb : Tanınmış kimse. Ün. Ünlü kimse. Şöhret.

Prestigious synonyms : hon, ascendent, dominant, recognised, weightiest, great, estimable, potent, honorables, illustrious, dignified, weighty, big, prepotent, legitimised, legitimized, celebrated, important, of note, acclaimed, famously, reliable, famous, of stature, weightier, accredited, ascendants, reputable, conversant, recognized, heavyweight, decent, famed.

 

Prestigious zıt anlamlı kelimeler, Prestigious kelime anlamı

Uninfluential : Sözü geçmeyen. Nüfuzsuz.

Disreputable : Rezil. Adı çıkmış. Onursuz. Kötü tanınan. Adı kötüye çıkmış. İtibarsız. Kötü ünlü. Künyesi bozuk. Haysiyetsiz. Namussuz.

Prestigious ingilizce tanımı, definition of Prestigious

Prestigious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Juggling. Practicing tricks.