Pretensions türkçesi Pretensions nedir

Pretensions ingilizcede ne demek, Pretensions nerede nasıl kullanılır?

Make no pretensions to : İddiasında olmamak.

Pretension : Sav. Gösteriş. Öngermek. Kurum. İstek. İddia. Hak iddiası. Öngerilme uygulamak. Hak iddia etme. Yüksekten atma.

Pretense : Yalandan yapma. İddia. Hile. Rolüne girme. Bahane. Oyun. Yalan. Numara.

False pretense : Sahte beyan. Aldatma. Hilekarlık ve sahtecilik vasıtasıyla para veya mal elde etme (hukuk terimi). Yüksekten atma. Sahte iddia. Yalan. Asılsız iddaa.

False pretenses : Hile. Sahtekarlık. Yalan beyan. Yapmacık. Sahte iddia.

Under the pretense of : Bahanesiyle. -ın numarası altında. -ın hilesi altında. -ın maskesi altında.

Hollow pretense : Samimiyetsizlik.

Make pretense of doing : Yapıyormuş gibi görünmek. Yapar gibi görünmek.

Under false pretenses : Yalandan. Yalan beyanla.

Make no pretense to : İddiası olmamak.

İngilizce Pretensions Türkçe anlamı, Pretensions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pretensions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clasp : Sarmak. Toka ile tutturmak. Sıkı sıkı tutma. Sarılmak. Sıkıca tutmak. El ele tutuşmak. Kucaklamak. Kopçalamak. Kopça. Toka.

Blazons : Sergilemek. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Parlatmak. Teşhir etmek. Arma çizmek. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Uygun bir dille söylemek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Arma.

 

Averments : Delil. Kanıt. Delil gösterme. Kanıt gösterme.

Bravado : Budalaca cesaret. Kurusıkı atma. Cüret. Cesaret gösterisi. Kabadayılık. Meydan okuma.

Contentions : Kavga. Çekişme. Uyuşamama. Tartışma. Yarışma. Tartışma konusu. Münakaşa. İhtilaf.

Clench : Tutmak. Yapışmak. (diş veya yumruk) sıkmak. Kenetlemek. Yummak (yumruk). Pekiştirmek. Kavramak. Sıkıca yakalamak. Sıkmak. Sıkmak (yumruğunu veya dişlerini).

Airs : Caka. Fiyaka. Kurum. Çalım. Hava. Özel. Havalar.

Flatulence : Yellenme. Yel çıkarma. Midede gaz toplanması. Sindirim sisteminde aşırı bakteriyel fermantasyona bağlı olarak veya hava yutulması sonucu meydana gelen bağırsaklardaki gazın atılması, yel çıkarma, flotus. Midedeki gaz. Gazlılık. Mide gazı. Hava atma. Gazı olma.

Blazoned : Ongun. Teşhir etmek. Uygun bir dille söylemek. Parlatmak. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Arma çizmek. Arma. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Sergilemek.

Appearance : Bir nesnenin öze ilişkin olmayan ikincil özellikleri. Görünüm. Kılık. Olay. Dış görünüş. Kılık kıyafet. Görünüş. Görünme. Göze görünme.

Pretensions synonyms : taking hold, bravados, fanfaronade, clutch, bet, designating, allegations, pretense, allegement, hold, asseveration, positions, blazon, bluster, claim, grasp, betting, clutches, pretence, affectation, proposition, arguments, affectations, big talk, exterior, asseverations, seizing, theorem, artificiality, contention, grip, pretension, bravery.

Pretensions zıt anlamlı kelimeler, Pretensions kelime anlamı

Unpretentious : Gösterişsiz. Basit ve doğal. Mütevazi. Babayani. Mütevazı. Basit. Yapmacıksız. İddiasız. Alçakgönüllü.

Tasteful : Lezzetli. Uyumlu. Güzel bir zevki yansıtan. Zevkli.

Unostentatious : Dikkati çekmeyen. Gösterişsiz.