Averments türkçesi Averments nedir

Averments ingilizcede ne demek, Averments nerede nasıl kullanılır?

Averment : Delil. Kanıt. İddia. Delil gösterme. Kanıt gösterme.

Avermectins : Avermektinler. Streptococus avermitilis kültürlerinden elde edilen makrosiklik lakton yapılı, parazitlere karşı kullanılan bir grup bileşiğin genel adı. İnsanlar için kuvvetli kurt döken ve hayvanlar için de kuvvetli böcek kıran olan laktonlar grubundan herhangi biri.

İngilizce Averments Türkçe anlamı, Averments eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Averments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Documentary : Belgesel. Belgeli. Gerçek yaşamdan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde ya da buna en yakın biçimde sonradan kurulmuş bezemler, seçilmiş yerlerde işleyen, çok kez belirli bir amacı yansıtan film çeşidi. Belge niteliği taşıyan film ya da televizyon izlencesi. Dokümanter. Belgelere dayanan. Belge. Senet. Vesika.

Asseveration : Tanığın söylediklerinin gerçek olduğunu vicdanen temin etmesi. Söz. Bildiri. Beyan.

Instantiation : Örnekleme. Delil göstererek bir iddiada bulunma. Enstantane. Örnek ile destekleme. Örneklerle destekleme. Değerleri olan bazı değişkenleri yerine koyarak daha spesifik bir şekilde tanımlı bir nesne üretme (bilgisayar programlaması). Daha güçlü kanıtlarla ispatlama.

 

Proof : Tümdengelimci bir dizgede bir sav ya da çıkarımın doğruluğunu belgeleyen öncüller ya da önsayıtlar. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kanıtlama. Sınama. İçkinin alkol derecesinin ölçüsü. Dayanıklı hale getirmek. Emin. Alkol derecesi. Dayanıklı. Bir düşüncenin doğruluğunu ya da yanlışlığını yadsınamayacak biçimde açık bir kesinlikle ortaya koymak üzere düzenlenmiş uslamlama süreci.

Demonstrations : Arz. İspat. Kanıtlama. Gösterme. Gösteriler. Gösteri.

Contention : Çekişme. Rekabet. Tartışma konusu. Tartışma. Kavga. Müsabaka. Yarışma. Münakaşa. Mücadele.

Case : Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Ciltlemek. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap. Tuhaf tip. Hasta. Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay. Kutu. Valiz. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular.

Accusation : İtham. İtham etme. Suçlama. Sav belgesi. İddianame. Dava.

Argument : Değiştirgen. Düşünce. Tartışma. Üzerinde konuşma. Tez. Çıkarım. Yargılama. İşlenen konu.

Affirmation : Tasdik etme. Doğrulama. Doğrudan doğruya fiilin karşıladığı oluş ve kılışı gösteren, fiil kök veya gövdesinin -ma- olumsuzluk tabanı eki almamış durumdaki dilbilgisi kategorisi: oku-, yaz-, gel-, çalış-, vb. karşıtı olumsuzluk'tur. Olumluluk. Olumlama. Tasvip. Bir deyiş ya da önermenin olumlu biçimde dile getirilmesi, bk. olumsuzlama. Yemin yerine geçen söz. Onay.

 

Averments synonyms : ipse dixit, ipsedixitism, averment, pledge, confirmation, testimony, evidences, earnests, betting, credential, declaration, earnest, assertion, avowal, adducing, evidence, contentions, evincing, charge, disaffirmation, claim, bet, confirmations, denial, avouchment, cases, allegement, arguments, asseverations, assertions, support document, testimonial, allegations.