Primary aldosteronism türkçesi Primary aldosteronism nedir

  • Birincil aldosteronizm.
  • Zona glomeruloza hücrelerinin adenomu, karsinomu veya iki yanlı hiperplazisi sonucu aşırı derecede aldosteron salınması.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Primer aldosteronizm.

Primary aldosteronism ingilizcede ne demek, Primary aldosteronism nerede nasıl kullanılır?

Primary : Öncelikli. Çifyıldızlarda büyük olan yıldız. Birinci. Ana. İlksel. Başyıldız. Birinci derecede. Baş. Temel. En önemli.

Aldosteronism : Aldosteronizm. Aşırı aldosteron salınımı sonucunda oluşan kan basıncının yükselmesi, idrarla aşırı potasyum yitirilmesi, kaslarda güçsüzlük ve hipertansiyonla belirgin, birincil ve ikincil olarak iki biçimi bulunan bir hastalık, hiperaldosteronizm, conn sendromu.

Primary abilities : Birincil beceriler. Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler. Temel yetenekler.

Primary acanthosis nigricans : Birincil akantozis nigrikans. Esas olarak bir yaşından küçük dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans.

Primary active transport : Birincil aktif taşınım. Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve atp’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması.

 

Primary alcohol : Birinci alkol. Birincil alkol. Primer alkol. Genel formülleri r-ch2oh olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-oh) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. örn. propan-1-ol, c2h5-ch2-oh.

İngilizce Primary aldosteronism Türkçe anlamı, Primary aldosteronism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Primary aldosteronism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abdomen : Karnın altı. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abaxial : Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

 

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

Primary aldosteronism synonyms : abattoir, a band, a amplitude mod, a dna, a c deformity, a c syndrom.