Principial türkçesi Principial nedir
Principial ingilizcede ne demek, Principial nerede nasıl kullanılır?
Principal : Başlıca. Esas. Belli başlı. Başkan. İşveren. Ana. Temel. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. En önemli.
Principal axis : Baş eksen. Temel eksen. Asal eksen. Esas eksen. Yuvarsal bir merceğin ya da aynanın yüzey özeğinden ve ışıksal özeğinden geçen doğru.
Principal axis of a lens : Mercek yüzeylerinin özeklerinden geçen doğru çizgi. Mercek ana ekseni.
Principal axis of a mirror : Aynanın asal ekseni. Çukur ya da tümsek aynanın eğrilik özeğinden orta noktasına giden doğru çizgi; bu doğru boyunca giden ışın gittiği yoldan geri döner.
Principal beam : Esas kiriş. Ana kiriş.
Principal capital : Anapara. Üzerinden faiz hesaplanacak olan para. Ana sermaye. Esas sermaye.
Principal debtor : Asıl borçlu. Esas borçlu.
Principal earthquake : Ana deprem. Yok edici deprem. Ard arda olan depremlerin en yeğini.
Principal curvature : Bombeli bölüm. Başçıl eğrilik. Asli eğrilik. Prinsipal eğrilik.
Principal curve : Eğrilik çizgisi.
İngilizce Principial Türkçe anlamı, Principial eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Principial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backdrop : Arka perde. Perde arkası. Fon. Sahnede arka perde. Dip bezemini örten perde. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zemin. Sahne arka perdesi. Dip perdesi.
Aboriginal : İlkel. Yerli. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. Aborijin. Yerlisi olan. Asıl yerli. İptidai. Çok eski çağlardan kalan. Çok eski çağlarda var olan.
Baselines : Başlama hattı. Taban hizası. Dayanak. Referans hattı. Başlama çizgisi. Ana hat. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Sahanın sonunu gösteren hat (tenis). (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak).
Central : Ana. Telefon santrali. Baş. Santral memuru. Önde gelen. Merkezde olan. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca. Orta. Kolayca ulaşılan.
Archimedean point : Tutunma noktası. Üs. Arşimet noktası. Mutlak noktası.
Elementary : Saf. Başlangıç. Kolay. Öz. Elemanter. Doğa güçleri ile ilgili. Öğesel. Başlayanlar için. İlk.
Actuals : Aktüel. Mevcut. Eylemli. Gerçek. Gerçekten. Eylemsel. Fiili. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Hakiki.
Actually : Fiilen. Bizatihi. Sahiden. Gerçekten. Aslına bakarsak. Gerçekte. Doğrusu. Aslında. Sahi. Aslına bakılırsa.
Main : Ana. Baş. Deniz. Tiyatro sahnesinin ve seyir yerinin tüm ışıklarını besleyen, yüksek dirençli, dışı çok iyi yalıtılmış kalın kablo. Okyanus. En önemli. Ana boru. Başlıca.
Basilary : Bir altlık üzerindeki set. Esas.
Principial synonyms : of import, basilar, authentic, baseline, debt, abecedarians, cardinal, chief, loan, primary, essential, abecederian, extraction, derivation, bases, basement, authentics, centrals, baselined, essence, important, actual, back drop, base, backbones, abecedarian, master, basal, backdrops, backbone.
Principial zıt anlamlı kelimeler, Principial kelime anlamı
Unimportant : Ufak tefek. Önemsiz. Mühim olmayan. Hafif. Fındık kabuğunu doldurmaz.
Principial ingilizce tanımı, definition of Principial
Principial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Elementary.

Bu kısımda Principial kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Principial ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Principial anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Principial ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.