Principles of credit worthiness türkçesi Principles of credit worthiness nedir

  • Kredi değerliliğinin belirlenmesinde ölçüt alınan temel kurallar. krş. 5k kuralı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Kredi değerliliği ilkeleri.

Principles of credit worthiness ingilizcede ne demek, Principles of credit worthiness nerede nasıl kullanılır?

Principles : Dürüstlük. Yöntem. Ahlak. İlkeler. Yol.

Of : Li. -in. Hakkında. Karşı. -nın. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. Den. -li. İle ilgili.

Credit : Şereflendirme. İtibar etmek. Çift yöntemli sayışımla verilen değerlerin alacaklı yönü, vezneden çıkan para, her tür sayışımdan çıkarılan değerler. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Güvenmek. Yüksek öğrenim gören öğrencilerden burslu ve parasız yatılılar dışında kalanlara devlet, kamu kuruluşları ya da özel kuruluşlarca verilen ödünç para. Kredi vermek. İtibar. Vade. Kredisine yazmak.

Worthiness : Değer. Layık olma. Liyakat. Ehliyet. Değerlilik.

Principles of logic : Geleneksel mantıkta dile getirilen ve tüm mantıksal çıkarımlarda örtük olarak kullanıldığı varsayılan üç ana önsayıt: 1. özdeşlik ilkesi, 2. çelişmezlik ilkesi, 3. üçüncü durumun olmazlığı ilkesi. Mantık ilkeleri.

Principles of taxation : Vergileme ilkeleri. Vergilerin konulmasından beklenen iktisadi, sosyal ve mali sonuçlara ulaşılabilmesi için uyulması gereken kurallar. krş. vergide adalet ilkesi, vergide kesinlik ilkesi, vergide uygunluk ilkesi, vergide iktisadilik ilkesi.

 

İngilizce Principles of credit worthiness Türkçe anlamı, Principles of credit worthiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Principles of credit worthiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Principles of credit worthiness synonyms : a change in individual demand, abnormal budget expenditures, ability to pay principle, a shift in demand, a shift in individual demand, a change in demand.