Principles türkçesi Principles nedir

Principles ile ilgili cümleler

English: The general principles of this programme are still valid today.
Turkish: Bu programın genel ilkeleri bugün hâlâ geçerlidir.

English: He remains loyal to his principles.
Turkish: O, prensiplerine sadık kalıyor.

English: He remained steadfast to his principles.
Turkish: O prensiplerine sadık kaldı.

English: Whatever happens, I'll stick to my principles to the bitter end.
Turkish: Ne olursa olsun sonuna kadar ilkelerime bağlı kalacağım.

English: I have come here to seek a new beginning between the United States and Muslims around the world; one based upon mutual interest and mutual respect; and one based upon the truth that America and Islam are not exclusive, and need not be in competition. Instead, they overlap, and share common principles – principles of justice and progress; tolerance and the dignity of all human beings.
Turkish: Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.

 

Principles ingilizcede ne demek, Principles nerede nasıl kullanılır?

Principles of credit worthiness : Kredi değerliliğinin belirlenmesinde ölçüt alınan temel kurallar. krş. 5k kuralı. Kredi değerliliği ilkeleri.

Principles of logic : Mantık ilkeleri. Geleneksel mantıkta dile getirilen ve tüm mantıksal çıkarımlarda örtük olarak kullanıldığı varsayılan üç ana önsayıt: 1. özdeşlik ilkesi, 2. çelişmezlik ilkesi, 3. üçüncü durumun olmazlığı ilkesi.

Principles of taxation : Vergilerin konulmasından beklenen iktisadi, sosyal ve mali sonuçlara ulaşılabilmesi için uyulması gereken kurallar. krş. vergide adalet ilkesi, vergide kesinlik ilkesi, vergide uygunluk ilkesi, vergide iktisadilik ilkesi. Vergileme ilkeleri.

Accepted principles of accounting : Muhasebenin onaylanmış standartları. Muhasebenin standart uygulamaları. Muhasebenin kabul edilmiş ilkeleri.

The principles of christianity : Hristiyanlık dininin temel inanışları. Hristiyanlığın prensipleri.

Basic principles : Temel yasa. Temel inanç. Esas ilkeler. Temel prensipler. Temel hukuk. Temel kurallar. Temel ilkeler.

Teaching principles : Öğretim ilkeleri. Öğrencileri öğretim yoluyla belli eğitim amaçlarına ulaştırmada öğretmenlere yol gösteren ilkeler.

The principles of education : Öğretme biliminin temel fikirleri. Eğitim prensipleri.

Labor principles : İş ilkeleri. Dini tatil günü olan cumartesi (yahudi kanuna göre) yapılması yasaklanan 39 iş türü.

Generally accepted accounting principles : Genel kabul görmüş muhasebe prensipleri. Gaap. Geleneksel olarak kabul edilmiş olan muhasebe ana fikirleri (muhasebe mesleğini yöneten organ tarafından belirlenen). Genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri. Genel kabul gören muhasebe ilkeleri.

 

İngilizce Principles Türkçe anlamı, Principles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Principles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Art : Sanat ürünü. Hüner. Usül. Yol yordam. Ustalık. İnsanoğlunun iç ve dış dünyasının etkisinde kalarak oluşturduğu duyulara yönelik beğenisel ve güzelduyusal (estetik) yönleri, yararlı yönlerinden daha çok olan nesne ya da onun bir bölümü. bk. aygıt. krş. halk sanatı, büyü, din. Beceri. Büyü. Ressamlık. Yaratıcılık.

Conservation : Saklama. Sakınım. Tutma. İdareli kullanma. Doğal çevrenin korunması. Sahip çıkma. Muhafaza. Koruma. Korunum. Dış çevreden yalıtılmış bir dizge ile ilgili kütle, erke, devinirlik gibi nicelikler toplamlarının etkileşimler sonucu değişikliğe uğramaması.

Artery : Merkez. Ana cadde. Kanı kalpten akciğerlere ya da vücudun diğer bölgelerine taşıyan damarlar, arter. çaplarına göre, 0.5 mm çaplı, lümeni dar, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, dış örtüsü ince olan arteryoller, çapları daha büyük, içte ve dışta elastik lamina bulunan, 40 sıra kadar düz kas örtüsü olan kassı arterler ve daha kalın, aort ve bundan ayrılan kolların oluşturduğu büyük elastik arterler şeklinde gruplandırılır. arter. Arter. Ana yol. Anacadde. Nehir. Anayol. Atardamar.

Access : Bir veri saklama ortamında, veri okuma ya da yazma işlemini gerçekleştirmek üzere, adresi verilen yeri fiziksel olarak bulma. Yanaşmak. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Yaklaşım. Nüfuz. Erişmek. Erişme. Geçit. Kullanma.

Candour : Toksözlülük. Asıl fikrini söyleme. Açık sözlülük. Samimiyet. Samimilik. İçtenlik. Doğruluk. Açıkyüreklilik. Açık yüreklilik. Açık kalplilik.

Methodology : Yöntembilimi. Yöntembilim. Yöntem bilim. Bilimsel bilgi üretme sürecine ilişkin yöntem ve yordamların ilke ve kurallarını inceleyen bilgi dalı. Metodoloji. Yöntembiiim. Bilimsel bilgi elde etmenin ve dünyayı değiştirmenin yöntemlerini inceleyen bilgi dalı. belli bir bilimin kullandığı inceleme yöntemlerinin toplamı. Bilgisayar, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yöntem bilimi.

Method : Çağdaş oyunculuğun kurucusu stanislavski yöntemi için kullanılan sözcük. bk. stanislavski dizgesi. Bilgisayar, eğitim, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bilimsel bilgi üretmek üzere izlenen genel yol ve bu yolda başvurulan yordamların, işlemlerin tümü. Rabıta. Yordam. Düzen. Metod. Jüye. Metot.

Basics : Bir şeyin en basiti. Temel prensip. Bir şeyin en basit ama en önemli kısımları. Bir şeyin en önemlisi. Temel öğeler. Temeller. Temel bilgiler yardım.

Evenness : Düzlük. Düzgünlük. Huzur. Aynılık. Doğruluk. Eşitlik. Tarafsızlık. Düz oluş.

Natural law : Doğal hukuk. Doğa yasası. Tabii hukuk. Doğa kanunu. Mantığa doğaya veya dine dayalı olan ilkeler. Doğal yasa.

Principles synonyms : pleasure unpleasure principle, insurrectionism, pleasure principle, pleasure pain principle, carline, methodologies, modality, manners, alphabet, modes, ethic, generality, yang, reality principle, feng shui, directness, modi, moral, moralities, expedient, mechanism, policies, accurateness, logic, abc, casts, abcs, means, gateways, bedrock, fundamentals, fundamental principle, candours.

Principles zıt anlamlı kelimeler, Principles kelime anlamı

Reality principle : Gerçeklik ilkesi.

Yin : Çin felsefesine göre pasiflik ve karanlığı temsil ettiği söylenen evrendeki kadınsı güç veya prensip. Dualist çin felsefesinde pasif kadın öğe.

Yang : İyi. Dualistik çin felsefesinde aktif erkek öğe. Çin felsefesine göre evrende ışığı ve inisiyatifi temsil ettiği söylenen erkeksi güç veya ilke.

Principles antonyms : pleasure principle.