Procreant türkçesi Procreant nedir

Procreant ingilizcede ne demek, Procreant nerede nasıl kullanılır?

Procreate : Doğurmak. Öndürmek. Döllemek. Hayat vermek. Prokreat. Üretmek. Yaratmak. Çocuğu olmak. Üremek.

Procreated : Üremek. Hayat vermek. Doğurmak. Döllemek. Üretmek. Yaratmak. Prokreat. Çocuğu olmak.

Procreates : Hayat vermek. Üremek. Yaratmak. Çocuğu olmak. Döllemek. Doğurmak. Prokreat. Üretmek.

Procreating : Prokreat. Hayat vermek. Çocuğu olmak. Üretmek. Üremek. Yaratmak. Döllemek. Doğurmak.

Procreation : Doğurma. Dölleme. Meydana getirme. Üreme. Prokreasyon. Üretme.

Procrastination : Geciktirme. Ağırdan alma. Tehir. Oyalanma. Erteleme. Vakit öldürme.

Procreative capacity : Yaratıcılık kapasitesi.

Procrastinate : Ertelemek. Sürüncemede bırakmak. Ayak sürümek. Yubatmak. İşleri daha sonraya bırakmak. Kaytarmak. Oyalanmak. Ağırdan almak. Geciktirmek. Savsaklamak.

Procrastinates : Geciktirmek. İşleri daha sonraya bırakmak. Ayak sürümek. Oyalanmak. Sürüncemede bırakmak. Ertelemek. Kaytarmak. Savsaklamak. Ağırdan almak.

Procrastinations : Ağırdan alma. Geciktirme. Oyalanma. Erteleme. Vakit öldürme.

İngilizce Procreant Türkçe anlamı, Procreant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Procreant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Viviparous : Vivipar. Yavru doğuran. Maternal organizmadan beslenmiş canlı yavrular meydana getiren. Filizlenen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doğuran (hayvan). Anne vücudu içerisinde yumurtalar yerine yaşayan gençlerin üretilmesi. trichinella spiralis gibi kimi nematodların dişileri ve sarcophaga spp. gibi kimi dişi sineklerin larva doğurması. larva doğurma. Yumurtaların anne karnında döllendiği, embriyonun plasenta bağlantısının olduğu ve gerçek doğumun görüldüğü üreme biçimi. Doğurucu.

Turncoat : Dönek adam. Prensip değiştiren kimse. Dönek.

Exuberant : Bol. Hayat dolu. Coşkun. Bereketli. Çok canlı ve neşeli. Taşkın. Gür (bitkiler). Çok. Canlı.

Procreative : Yaratıcı. Prokreatif. Üretken.

Efficient : Yaman. İşgüzar. Etkili. Etkin. Randımanlı. Yeterli. Rasyonel. Liyakatli. İş bilir. Hızlı ve verimli çalışan.

Procreators : Yaratıcı. Üreten.

Ratter : Fare avcısı köpek. Avcı kedi. Dönek. Hain. İspiyoncu. Fare avcısı kedi.

Fertile : Ongun. Gelişme yeteneği olan. Mümbit. Yumurta ve sperma oluşturma, yavru meydana getirme yeteneğinde olma, fertil. Üretken. Canlı yavrular meydana getirme yeteneğinde olma; yumurta ve sperma meydana getirebilme. fertil. Yaratıcı. Artağan.

Abundant : Gür (saç). Külli. Gani. Dolu (bol). Dolu. Çok. Bereketli. Feyizli. Bol.

Fertilised : Gebe bırakmak. Organik veya kimyasal maddeler ekleyerek toprağı zenginleştirmek (ayrıca fertilize). Döllemek. Hamile bırakmak. Verimli kılınmış. Döllenmiş. Gübreli. Gübrelenmiş.

Procreant synonyms : renegade, apostate, effective, feracious, giving birth, fertilized, quitter, fructiferous, fructuous, fattest, disloyal, teemful, parturient, fecund, efficiently, deserter, fatter, prolific, foody, copious, procreator.

 

Procreant zıt anlamlı kelimeler, Procreant kelime anlamı

Loyal : Sadakatli. Bağlı. Vefakar. Hakikatli. Sadık. Vefalı. Hukuki.

Brave : Cesaretle karşılamak. Cesaretle karşı koymak. Meydan okumak. Kızılderili savaşçı. Cesaret göstermek. Göğüs germek. Cesur. Görkemli. Bahadır. Yiğit.

Procreant ingilizce tanımı, definition of Procreant

Procreant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Productive. Fruitful. Producing. Generating. Assisting in procreation. One who, or that which, procreates.