Procuration türkçesi Procuration nedir

  • Ticari temsil yetkisi.
  • Bir kişice verilen tecimsel yetki ile bir başkasının o kişi adına ve sayışımına işlemler yapması, sözleşme ve bağıtlamalara imza koyması.
  • Tedarik.
  • Vekalet.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Aracılık.
  • Vekaletname.
  • Tecimsel temsil.
  • Sağlama.
  • Pezevenklik.

Procuration ingilizcede ne demek, Procuration nerede nasıl kullanılır?

Procuration of rectification of errors : Yanlışları düzeltme yetkisi. Vergi yanlışlarının düzeltilmesiyle görevli vergi örgütü başgörevlisine yasasına göre yanlışları düzeltmek üzere verilen yetki.

By procuration : Vekaleten. Vekaleten imzaya yetkili. Yerine.

Give the procuration : Vekaletname vermek. Seçilen kişiye kendi adına her tür işlemi yapabilmek amacıyla verilen yetkileme belgesi. Vekalet vermek. Yetkileme belgesi verme.

Joint procuration : Genel vekaletname. Müşterek vekaletname.

Per procuration : Vekaleten. Temsilci sıfatıyla. Namına. Temsilen.

Procurator : Eski roma'da maliye memuru. Vekil. Temsilci.

Unprocurable : Elde edilemez. Bulunmaz.

Procurable : Bulunur. Temin edilebilir. Sağlanır. Alınabilir. Sağlanabilir. Tedariki mümkün. Elde edilebilir.

Procuratorship : Vekillik. Vekalet.

Power of procuration : Yetki. Salahiyet. Temsil salahiyeti. Vekalet.

İngilizce Procuration Türkçe anlamı, Procuration eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Procuration ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checking : İnceliyor. Kontrol. Doldurulmuş bir soru ya da görüşme çizinliğinin gereğince yanıtlanıp yanıtlanmadığını sınamak üzere başvurulan denetim işlemi. Puantaj. Denetleme. Yoklama. Denetim. Kontrol etme.

Procuratorship : Vekillik.

Provision : Yiyecek veya gerekli şeyleri sağlamak. Hüküm. Yedek akçe. Ç.erzak. Edinme. Önlem. Kayıt. Gerekli şeyleri vermek. Donatmak.

A priori probability : Öncül olasılık.

Generation : Dünyaya getirme. Oğul birey; doğal olarak soyların birbiri arkasından gelen basamakları. örnek: büyük anne, büyük baba, anne, baba, çocuk, torun. nesil, generasyon, jenerasyon. Soy, kuşak, nesil. üretim, meydana getirme, üreme. Nesil. Tenasül. Bilgisayar, biyoloji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oluşturma. Kuşak. Batın. Soy.

Intervenience : Ayırma. Rahatsızlık. Karışma. Araya girme. Burnunu sokma. Parçalara bölme. Sözlünü kesme. Müdahale.

Attorneyship : Avukatlık. Dava vekilliği. Avukatlık bürosu. Hukuk müşavirliği. Vekillik.

Enlistments : Kayıt. Asal (asker alma). Elde etme. Askere alınma. Askerlik. Gönüllü yazılma. Askere alma. Gönüllü asker kaydı. Kaydedilme. Askere yazılma.

Letter of attorney : Dava vekaletnamesi. Avukat tezkeresi.

Succession : Yerine geçme. Sıra. Ardışım. Zincirleme. Birbirini izleme. Ardıllık. Halef olarak sahip olma. Dizi. Ardışık olma. Tiyatro oyununda olayların nedenleri ile sonuçlarının inandırıcı sıra ile birbirini izlemesi.

Procuration synonyms : sexual practice, sex activity, power of attorney, a posteriori probability, poncing, enabling, financial intermediation, a priori analysis, aalens linear regression model, intermedium, accommodation, interventions, propagation, procurements, mediation, agency business, a posteriori information, a posteriori analysis, coordination, power, deed of trust, miscegenation, procurance, interpositions, intermediate trade, procuring, proxies, aalen estimator, a priori information, intermediacy, intermediation, power of procuration, pimping.

 

Procuration zıt anlamlı kelimeler, Procuration kelime anlamı

Wellness : İyi durumda olma. Kuvvetlilik. Zindelik. İyi olma durumu. Sıhhatli olma durumu. Sağlıklılık. Sağlık. Güçlülük. Sağlıklı olma. Sıhhat.

Procuration ingilizce tanımı, definition of Procuration

Procuration kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Procurement. The act of procuring.