Producer price türkçesi Producer price nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Üretici fiyatı.
  • Bir birim malın üretiminde kullanılan üretim faktörlerine yapılan ödemelerle hesaplanan fiyat, diğer bir deyişle bir birim mal karşılığı üreticinin eline geçen para miktarı.

Producer price ingilizcede ne demek, Producer price nerede nasıl kullanılır?

Producer : Fabrikatör. İmalatçı. Öndürücü. Üretici. Bir oyunu, gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde, doğru, inandırıcı ve sanatsal bir biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Yapımcı. Üretimi gerçekleştiren iktisadi karar birimi. Prodüktör. Bir özdeği yapan, yetiştiren, üreten, meydana getiren kişi. Bir oyunun bütün yönetim işlerini yüklenen ve sermayesini sağlayan kimse.

Price : Eder. Rüşvet. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Ücret. Fiyat koymak. Paha biçmek. Değer biçmek. Ücretlendirmek. Bedel. Kıymet.

Producer price index : Üretici fiyat endeksi. Ppı. Üfe. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Üretici fiyat dizini. Hammadde ve aramallarından oluşturulan temsili bir mal sepetinde fiyatların, belirli bir temel döneme göre ne yönde ve ne oranda değiştiğini gösteren dizin.

 

Producer capital : Marksist yaklaşıma göre sermayenin dolaşım sürecinin ikinci aşaması olup, para sermayenin üretime yönelik olarak kullanılıp artık değerin üretildiği aşama. krş. meta sermaye, para sermaye. Üretici sermaye.

Producer capital circuit : Üretici sermaye. Marksist yaklaşıma göre sermayenin dolaşım sürecinin ikinci aşaması olup, para sermayenin üretime yönelik olarak kullanılıp artık değerin üretildiği aşama. krş. meta sermaye, para sermaye.

Producer company : Bk. üretici kendiüretir ve kendiüretir grubu dışında elektrik üreten ve ürettiği elektriği satan tüzel kişi. Üretim şirketi.

İngilizce Producer price Türkçe anlamı, Producer price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Producer price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Producer price synonyms : a pass through certificate, a change in demand, a shift in supply, abnormal budget expenditures, abolition of forced labour convention, abnormal budget.