Proved türkçesi Proved nedir

Proved ile ilgili cümleler

English: Columbus proved that the world is not flat.
Turkish: Kolomb dünyanın düz olmadığını ispatladı.

English: He proved to be a good writer.
Turkish: O, iyi bir yazar olduğunu kanıtladı.

English: All his endeavors proved unsuccessful.
Turkish: Onun bütün çabaları başarısız oldu.

English: He proved to be a spy.
Turkish: O bir casus olduğunu kanıtladı.

English: He also discovered sunspots, the dark areas of the Sun. He saw that the planet Venus has light and dark phases just like the Moon. These discoveries provided empirical information that proved that the Sun is at the center of the Solar System, as Nicholas Copernicus had predicted.
Turkish: O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.

Proved ingilizcede ne demek, Proved nerede nasıl kullanılır?

Proved reserve : Görünür rezerv. İspatlı rezerv. Görünür biriki.

 

Be proved right : Haklı çıkmak.

Was proved wrong : Hatalı olduğu kanıtlandı. Yanlışlığı ispatlandı.

Approved : Onanmış. Onaylı. Makbul. Tasdikli. Geçerliliği kabul edilmiş. Vefalı. Kabul edilmiş. Onaylanmış veya tasdikli. İzinli. Vefakar.

Approved agenda : Kesin gündem.

Approved edition : Yazarından izin alınmak ve akçalı haklarının karşılığı ödenerek yapılan baskı. Yazarın izniyle basım.

Approved plan : Bir kentin, düzentasarının, yurttaşlar ve kamu kuruluşları yönünden bağlayıcılık ve kesinlik kazanabilmesi için özeksel yönetimce, ülkemizde imar ve iskan bakanlığınca onaylanmış biçimi. Onaylı tasar. Tasdikli plan.

Approved circuit : Güvenli devre. Emniyetli devre. Onaylı devre.

Approved line of credit : Onaylı kredi limiti. Bir kişiye verilen kredi miktarı.

Approved enterprise : Onaylı işletme. Devlet kriterlerine uyan ve özel yararları nedeniyle uygun olan işyeri. Yetkili ticari girişim.

İngilizce Proved Türkçe anlamı, Proved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Certifying : Doğrulamak. Garantilemek. Onaylayan. Belge vermek. Onaylamak. Deli raporu vermek. Havale etmek. Tasdik etmek. Kabul etmek (çek).

Sink in : İçine işlemek. Batmak. İyice anlaşılmak. Nüfuz etmek. Kafasına girmek. Akıllarda yeretmek.

Deliver : Serbest bırakmak. Devretmek. Dağıtmak. Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). Doğurmak. Yapıştırmak. Kurtarmak. İletmek. Doğurtmak.

Come of : Ortaya çıkmak. Sebeplenmek. -den gelmek.

Check over : İncelemek. Check up yapmak. Çek etmek. Denetlemek. Denemek amacıyla gözden geçirmek. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Kontrol etmek.

 

Examine : İncelemek. Sınav yapmak. Denetlemek. İrdelemek. Yoklamak. Sorgulamak. Sorguya çekmek. Sınavdan geçirmek. Eleştirmek.

Bear witness to : Bir şeye delalet etmek. Tanıklık etmek. Delil olmak.

Exhibits : Sunmak. Teşhir etmek. Anlaşma ekleri. Sergilemek. Sergilenen mallar.

Centre : Orta alan oyuncusu. Merkezleşmek. Punta. Ilımlı kimse. Odak. Çevresini dönüp dolaşmak. Sente. Orta alan. Çevresinde dönüp dolaşmak.

Be contented with : Yetinmek.

Proved synonyms : break out, connoted, averred, proven, putting, introduces, crosschecking, assayed, essay, chart, established, make something stick, experimentalize, attests, chancing, introduce, well tried, bear out, examines, essaying, evidence, exhibit, demonstrating, manifest, exhibiting, climbs, come out, chanced, tried, manifests, execute, proves, click.

Proved zıt anlamlı kelimeler, Proved kelime anlamı

Unproved : İspatsız. İspatlanmamış.