Provoked ovulation türkçesi Provoked ovulation nedir

  • Kedi ve tavşanlarda görülen, çiftleşme veya çiftleşme yerine geçen vajinal, servikal uyarımlar sonucu biçimlenen yumurtlama.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Provoke ovulasyon.

Provoked ovulation ingilizcede ne demek, Provoked ovulation nerede nasıl kullanılır?

Provoked : Kızdırmak. Kızıştırmak. Neden olmak. Çıkarmak. Kışkırtmak. Sebep olmak. Tahrik etmek. Kışkırtılan. Üstüne varmak. Uyandırmak (merak vb.).

Ovulation : Yumurtalıkdaki graaf folikülü duvarının yırtılması sonucu yumurtanın serbest bırakılması, ovulasyon. kanatlılarda yumurta yapma işlemi. Yumurtalıktan yumurtaların bırakılması. ovulasyon. Yumurta bırakımı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ovulasyon. Yumurtlama. Ovülasyon. Yumurtalıkta graff folikülünün çatlaması sonucu olgun ovumun dışarı atılması, ovulasyon, ovülasyon.

Anovulation : Ovulasyön oluşmaması. Ovülasyon yokluğu. Anovülasyon. Anovulasyon. Ovülasyon oluşmaması. Yumurtlayamama. Ovülasyon durdurma. Yumurtlamanın olmaması, yumurtlayamama.

Induced ovulation : Ovulasyon gecikmesi veya olmaması gibi döl verimi düşüklüğüne neden olan olgularda lh, hcg, gnrh gibi hormonlarla yumurtlamanın uyarılması. Ovulasyonun uyarılması.

Spontaneous ovulation : Herhangi bir dış uyarım olmaksızın, kedi ve tavşan hariç diğer evcil hayvanlarda görülen, kendiliğinden biçimlenen yumurtlama. Spontan ovulasyon.

 

İngilizce Provoked ovulation Türkçe anlamı, Provoked ovulation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Provoked ovulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Abdomen : Karın. Karnın altı. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde).

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Provoked ovulation synonyms : abamectin, a c deformity, a band, abattoir, abaxial, abdominal pain.