Provoked türkçesi Provoked nedir
- Tahrik etmek.
- Üstüne varmak.
- Kızıştırmak.
- Uyandırmak (merak vb.).
- Kızdırmak.
- Sebep olmak.
- Neden olmak.
- Kışkırtmak.
- Kışkırtılan.
- Çıkarmak.
Provoked ile ilgili cümleler
English: Tom's strong interest in Mary provoked my jealousy. But I managed to conceal.
Turkish: Tom'un Mary'ye olan yoğun ilgisi, bende şiddetli bir kıskançlık hissi uyandırdı. Ama belli etmedim.
English: Your words provoked his anger.
Turkish: Sözlerin onun kızgınlığını tetikledi.
English: His rude reply provoked her to slap his face.
Turkish: Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.
English: It was unprovoked.
Turkish: O tahrik edilmemişti.
Provoked ingilizcede ne demek, Provoked nerede nasıl kullanılır?
Provoked ovulation : Provoke ovulasyon. Kedi ve tavşanlarda görülen, çiftleşme veya çiftleşme yerine geçen vajinal, servikal uyarımlar sonucu biçimlenen yumurtlama.
Unprovoked : Sebepsiz. Tahrik edilmemiş. Kışkırtılmamış. Kışkırtılmadan yapılmış. Nedensiz.
Provoke : Kışkırtmak. -e neden olmak. Öfkelendirmek. Tahrik etmek. Kızdırmak.
Provoker : Provokatör. Teşvik eden. Fitçi. Kışkırtıcı. Kışkırtan kişi. Müşevvik.
Provokers : Kışkırtan kişi. Fitçi. Müşevvik. Teşvik eden. Kışkırtıcı. Provokatör.
Provokes : Çıkarmak. Tahrik etmek. Kızıştırmak. -e neden olmak. Öfkelendirmek. Sebep olmak. Dürtmek. Üstüne varmak. Kışkırtmak. Provoke etmek.
Provokingly : Kızdıracak şekilde.
Provocative : Çekici. Sinirlendirici. Uyandıran. Kışkırtıcı. Etkileyici. Cazip. Provokatif. Kızdırıcı. Çıkaran. Tahrik edici.
Provocatively : Etkileyici bir şekilde. Kışkırtıcı bir biçimde.
Provocateurs : Provokatör. Kışkırtıcı. Tahrikçi.
İngilizce Provoked Türkçe anlamı, Provoked eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Provoked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Caused : Yol açmak. Sebep olan. Yol açtı. Mütevellit. Doğurmak. Meydan vermek. Sebep oldu. Sebep olmuş.
Incline : Sapmak. Yatırmak. Eğilimi olmak. Meyletmek. Eğilmek. Yatmak. Baş eğerek selamlamak. Eğmek. Yatkın olmak.
Actuates : Harekete geçirmek. Harekete getirmek. Çalıştırmak. Kuvveden fiile çıkarmak. Etkin hale getirmek. Hareketlenmek. İşletmek. Faaliyete geçirmek.
Angered : Öfkelendirmek. Sinirlendirilmiş. Sinirlendirmek. Kızdırılmış. Darıltmak.
Aggravated : Daha şiddetli olmuş. Kötüleşmiş. Sinirli. Fenalaşmış. Kızgın.
Provokes : Provoke etmek. Dürtmek. Ateşlemek. -e neden olmak.
Commove : Karıştırmak. Rahatsız etmek. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Kafasını karıştırmak. Provoke etmek. Şiddet ile hareket etmek. Heyecanlandırmak. Zorla hareket etmeye neden olan.
Begot : Baba olmak. Yol açmak. Babası olmak. Yaratmak.
Begetting : Yol açmak. Baba olmak. Peyda etmek. Babası olmak. Yaratmak. Peydahlamak.
Provoked synonyms : cause to, bring along, annoy, bruit about, blanked, annoys, blankest, egging, envenoming, exacerbate, inclines, angry, agitate, blank, flusters, antagonize, antagonised, bared, bring about, angering, assaults, exacerbates, bring on, engender, attack, antagonise, antagonises, antagonizing, abetted, assault, escalate, bring out, inspire.
Provoked zıt anlamlı kelimeler, Provoked kelime anlamı
Provoked antonyms : unangry.

Bu kısımda Provoked kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Provoked ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Provoked anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Provoked ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.